• Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact
  • info@setadc.org
    202-223-9885
    1025 Connecticut Ave NW
    Suite 410
    Washington, DC 20036
  • Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact

2025’te ABD Ekonomisini Yapay Zekâ Sırtladı

SETA DC Posted On January 3, 2026
0


ABD ekonomisi 2026’ya girerken çok katmanlı ve çelişkili bir tablo sunuyor. Güçlü görünen makroekonomik göstergelere rağmen, yapısal eşitsizlikler ve kırılganlıklar dikkat çekiyor. Bu durum, özellikle halkın ekonomik gidişata dair algısında ciddi bir memnuniyetsizlik yaratıyor. Donald Trump, ikinci başkanlık dönemini “ekonomik altın çağ” söylemiyle tanımlamaya çalışsa da 2025’e ait resmi veriler bu anlatıyı desteklemekten uzak. Trump, sosyal medya paylaşımlarında iş gücü artışı, fiyat düşüşü ve maaş yükselişini öne çıkarırken, hükümetin yayınladığı veriler bu tabloyla çelişiyor. Büyüme oranları güçlü görünse de sürdürülebilirliği sorgulanıyor. 2026 ara seçimleri yaklaşırken ekonomi, hem siyasi gündemin merkezinde kalmaya devam edecek hem de Trump yönetimi için önemli bir sınav alanı olacak.

2025’in üçüncü çeyreğinde ABD ekonomisi, yıllık bazda %4,3 oranında büyüyerek son iki yılın en yüksek performansını sergiledi. Ancak bu güçlü büyümenin yaklaşık %40’ının yalnızca yapay zekâ yatırımlarından kaynaklandığı tahmin ediliyor. Bu da ekonomik genişlemenin birkaç büyük teknoloji şirketine dayandığını ve toplumun geneline yayılmadığını gösteriyor. Dolayısıyla yapay zekânın uzun vadeli etkileri ve bu büyümenin sürdürülebilirliği hâlâ önemli ölçüde belirsizliğini koruyor.

Benzer şekilde, 2025 yılı ABD borsaları açısından da yüzeyde başarılı geçti. S&P 500 endeksi yılı %17’lik bir artışla kapatarak beklentileri karşıladı. Ancak bu yükseliş, yapay zekâ yatırımlarına aşırı bağımlı ve oldukça kırılgan bir zeminde duruyor. Büyük teknoloji şirketlerinin veri merkezleri ve altyapı alanındaki milyarlarca dolarlık yatırımları, yapay zekânın ekonomik büyümeyi yeni bir sanayi devrimine dönüştüreceği yönündeki iyimserliği güçlendirdi. Yılın başlarında Çin’in düşük maliyetli yapay zekâ teknolojileri geliştirmesi ve Trump’ın getirdiği yeni gümrük vergileri piyasada dalgalanmalara neden olsa da, FED’in faiz indirimiyle desteklenen teknoloji hisselerindeki sıçrama S&P 500’ü rekor seviyelere taşıdı. Mevcut tablo, ABD ekonomisindeki toparlanmanın büyük ölçüde yapay zekâ temelli iyimserliğe bağlı olduğunu gösteriyor.

ABD ekonomisinde 2025 yılı boyunca kaydedilen büyümenin %90’ından fazlasının bilgisayar altyapısı ve yazılım yatırımlarına dayandığı belirtiliyor. Bu yatırımların büyük kısmı, yapay zekâ rekabetinde öne geçme amacıyla inşa edilen veri merkezlerine yöneldi. Palantir, Comfort Systems ve Lam Research gibi devletle iş yapan şirketler bu yapay zeka temelli büyümeden önemli ölçüde faydalanırken, borsadaki yükselişi esas olarak Nvidia, Microsoft, Alphabet, Amazon, Meta, Tesla ve Apple’dan oluşan “Muhteşem Yedili” sürükledi. Nvidia, %36’lık bir artışla tek başına S&P 500’ün toplam getirilerinin %15’ini sağladı ve 1 trilyon dolarlık ek piyasa değeri yarattı. Ancak bu tablo, piyasanın birkaç büyük şirkete bağımlı hale gelerek ciddi bir kırılganlık taşıdığını da ortaya koyuyor. S&P 500’de son üç yılda kaydedilen %88’lik artışın yarısından fazlasının yalnızca bu yedi şirkete dayanması, diğer sektörlerdeki durgunluğu perdeliyor. Nitekim son aylarda spekülatif yapay zeka hisselerinde yaşanan düşüş, genel piyasa trendlerini de yavaşlatmaya başladı. Nvidia’nın Ekim ayı sonundan itibaren %10’luk değer kaybı, bu kırılganlığın en çarpıcı örneklerinden biri oldu.

Kasım ve Aralık aylarında finans ve sanayi sektörlerine ait hisselerde gözlenen toparlanma, yatırımcılar açısından yapay zeka  dışındaki sektörlerde de yeni büyüme alanlarının mümkün olabileceğine işaret etti. Ancak bu tür döngüsel hisseler, teknoloji şirketlerinden farklı olarak ekonominin genel seyrine daha duyarlı. Bu nedenle 2026 yılında beklenen ekonomik yavaşlama, söz konusu sektörlerde daha belirgin etkiler yaratabilir. Yapay zeka  destekli büyümenin kısa vadeli sınırlarına işaret eden bu gelişmeler, yatırım stratejilerinin yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor.

Makroekonomik veriler güçlü bir ekonomik performansa işaret etse de, Amerikalıların kişisel mali durumlarına dair algıları oldukça olumsuz. Aralık 2025 itibariyle tüketici güven endeksi 53,3 seviyesinde ölçüldü. Bu oran, 2022’deki enflasyon zirvesine oldukça yakın bir düzeyde. Ancak çarpıcı bir şekilde tüketici harcamaları artmaya devam ediyor: 2025’in üçüncü çeyreğinde harcamalar %3,5 büyürken, Mastercard verilerine göre yılbaşı alışverişleri geçen yıla kıyasla %3,9 oranında arttı. Bu çelişkili durumun temelinde ise gelir eşitsizliği yatıyor. En zengin %10’luk kesim, toplam tüketici harcamalarının yaklaşık yarısını gerçekleştiriyor ve bu oran 1989’dan bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış durumda. Düşük gelirli gruplar ise harcama yapma konusunda giderek daha fazla zorlanıyor. Böylece ekonomik büyüme rakamları, toplumun geniş kesimlerine yansımıyor ve ekonomik iyileşme algısı büyük ölçüde sınırlı kalıyor.

Enflasyon, Kasım 2025 itibarıyla yıllık bazda %2,7 seviyesine gerileyerek 2022’de görülen %9,1’lik zirvenin oldukça altına indi. Buna rağmen oran hâlâ ABD Merkez Bankası’nın %2’lik hedefinin üzerinde seyrediyor ve fiyat düzeyleri seçmenler açısından yüksek kalmaya devam ediyor. Trump yönetiminin uyguladığı gümrük tarifelerinin enflasyon üzerindeki etkilerinin ise 2026 yılında daha belirgin hâle gelmesi bekleniyor. Ortalama gümrük vergisi oranı, Trump öncesi döneme kıyasla yaklaşık beş kat artarak %17 seviyesine ulaşmış durumda. Bu artışın ithalat maliyetleri üzerinden fiyatlara yansıması olası görülüyor. Trump, 2024 seçim kampanyasında enflasyonu düşürme ve yaşam maliyetlerini kontrol altına alma vaadinde bulunmuştu. Ancak 2025 boyunca fiyatlar anlamlı biçimde gerilemedi. Pandemi sonrası enflasyon zirvesi geride kalmış olsa da, yüksek yaşam maliyetleri Amerikan kamuoyunun temel ekonomik gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor.

ABD Merkez Bankası (Fed), önceki yıllarda enflasyonu kontrol altına almak amacıyla faiz oranlarını agresif biçimde yükselttikten sonra, 2025 yılı boyunca kademeli faiz indirimlerine yöneldi. Ancak Fed Başkanı Jerome Powell ve kurul üyeleri, erken ve hızlı faiz indirimlerinin enflasyonu yeniden tetikleyebileceği endişesiyle temkinli bir yaklaşım benimsedi. Trump ise faizlerin daha hızlı düşürülmesi gerektiğini savunarak Powell’a yönelik sert eleştirilerini sürdürdü ve Fed’in karar alma mekanizmasını kendi ekonomi anlayışına daha yakın isimlerle yeniden şekillendirme arayışına girdi. Bu durum, 2025 yılı boyunca para politikası ile siyasal baskı arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı.

Trump’ın ikinci döneminde istihdam piyasasında belirgin bir zayıflama gözlemlendi. İşsizlik oranı Ocak 2025’te %4 seviyesindeyken, Kasım ayında %4,6’ya yükselerek son dört yılın en yüksek düzeyine çıktı. Trump bu artışı, Elon Musk’ın yönettiği “Devlet Verimliliği Bakanlığı” kapsamında gerçekleştirilen yaklaşık 300 bin kişilik kamu çalışanı işten çıkarmalarına bağlasa da, yıl boyunca işsiz kalan Amerikalıların sayısı 1 milyonun üzerine çıktı. Buna ek olarak Trump’ın vaat ettiği “imalat sanayi rönesansı” henüz somut sonuçlar üretmiş değil. 2025 yaz aylarında istihdam artışı neredeyse durma noktasına gelirken, Haziran ve Ağustos aylarında net iş kayıpları yaşandı. Ekim ayında ise tarihin en uzun süren hükümet kapanması sırasında yaklaşık 105 bin kişi işini kaybetti. Bu gelişmeler, istihdam cephesinde ekonomik büyüme söylemi ile sahadaki gerçekler arasındaki farkı daha görünür hâle getirdi.

Trump yönetimi, 2025’i ekonomik başarılarla dolu bir yıl olarak sunmaya çalışsa da, büyüme verilerinin ardında ciddi kırılganlıklar yatıyor. İstihdamdaki durgunluk, fiyatlardaki yüksek seyir ve enflasyonla mücadeledeki belirsizlikler, seçmenlerin ekonomik iyileşmeyi doğrudan hissetmesini engelliyor. Ekonomistlere göre, rakamlardaki iyileşme umut verse de, gelir eşitsizliği, düşük ücret artışı ve istihdam kalitesi gibi yapısal sorunlar hâlen çözülmeyi bekliyor. Bu durum, yaklaşan 2026 ara seçimleri öncesinde ekonomiyi önemli bir siyasi tartışma konusu hâline getiriyor. Yeni yılda piyasayı etkileyebilecek çok sayıda belirsizlik söz konusu. Trump yönetiminin uyguladığı tarifelerin yasal olup olmadığına dair Anayasa Mahkemesi kararı, yeni FED başkanının atanması, olası bir hükümet kapanması ve iş gücü piyasasında beklenen zayıflama, yatırımcıların temkinli davranmasına yol açıyor. 2025’teki piyasa performansının büyük ölçüde yapay zekâ yatırımlarına dayanması, bu yükselişin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.




You may also like
Sosyal Yardımlar Kesiliyor
January 3, 2026
Trump ve Zelenskiy Büyük Oranda Anlaştı
January 3, 2026
Trump, Netanyahu’yu Mar-a-Lago’da Ağırladı
January 3, 2026
  • Recent

    • Online Casino mit PayPal 2024 73 – Die besten Anbieter
      January 3, 2026
    • The End of the American Century? Interdependence, Soft...
      June 9, 2025
    • Trump-Netanyahu Relationship Takes a Turn for the Worse
      May 30, 2025
    • Why Is Trump Bypassing Israel?
      May 30, 2025
    • Israel’s plan to involve the United States in the occupation...
      May 30, 2025
    • Private Roundtable With Turkish Deputy FM Nuh Yılmaz
      May 20, 2025
    • “Beyond Alliance: Rethinking US-Türkiye Relations...
      May 20, 2025
    • Trump's first 100 days...
      May 5, 2025
    • Will the rare earth elements deal bring peace?
      May 5, 2025
    • Is the U.S. withdrawing from Syria?
      April 25, 2025

  • Washington Gündemi

    • Sosyal Yardımlar Kesiliyor
      January 3, 2026
    • 2025’te ABD Ekonomisini Yapay Zekâ Sırtladı
      January 3, 2026
    • Trump ve Zelenskiy Büyük Oranda Anlaştı
      January 3, 2026
    • Trump, Netanyahu’yu Mar-a-Lago’da Ağırladı
      January 3, 2026
    • Epstein Belgeleri Açıldı
      December 26, 2025
    • Muhafazakârlar Arasında Gerilim
      December 26, 2025
    • Ukrayna Barış Planında Mutabakat
      December 26, 2025
    • Gazze İçin Yeniden Yapılanma Vizyonu
      December 26, 2025
    • Trump’tan Ulusa Sesleniş Konuşması
      December 19, 2025
    • Ekonomi Verileri Cumhuriyetçileri Zorluyor
      December 19, 2025



Stay Updated


© Copyright 2018-2022 SETA Foundation at Washington DC
Press enter/return to begin your search