• Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact
  • info@setadc.org
    202-223-9885
    1025 Connecticut Ave NW
    Suite 410
    Washington, DC 20036
  • Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact

Trump’ın Birliğin Durumu Konuşması 

SETA DC Posted On February 27, 2026
0


ABD Başkanı Donald Trump, ikinci döneminin ilk Birliğin Durumu konuşmasını bu hafta Kongre’de gerçekleştirirken özellikle iç politika bağlamında önemli mesajlar verdi. 2026 ara seçimleri yaklaşırken Kongre’deki çoğunluğu kaybetme riskiyle karşı karşıya olan Cumhuriyetçiler açısından bu konuşma, seçim kampanyasında izlenecek stratejilere dair güçlü sinyaller içerdi. ABD tarihinin en uzun Birliğin Durumu konuşması olarak kayda geçen hitabında Trump, kendi döneminde Amerika için “tarihi bir dönüşüm” yaşandığını savundu.  Göçten ekonomiye, sağlık politikasından yargı kararlarına ve dış politikaya kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Ancak Trump’ın çizmeye çalıştığı iyimser tabloya rağmen kamuoyu yoklamalarında görülen güven kaybı ve yönetimin politikalarının yol açtığı memnuniyetsizlik, 2026 seçimleri öncesinde Cumhuriyetçilerin işinin kolay olmayacağını gösteriyor.

Konuşmanın temel başlıklarından biri ekonomi oldu. Trump, ABD ekonomisinin son dönemde güçlü bir performans sergilediğini savunarak istihdam verilerini öne çıkardı ve ekonominin olumlu bir ivme kazandığını iddia etti. Fiyatların düştüğünü ve geçen yıl kabul edilen kapsamlı yasa paketin seçmen kaygılarını gidermek için yeterli olduğunu belirtti. Bahşişlerden vergi alınmaması, “Trump hesapları” gibi yatırım araçları ve düşük gelirli çalışanlara yönelik eşleşmeli emeklilik katkıları gibi uygulamaları sıralayarak ekonomik gündemini somutlaştırdı. Ana mesajı, Biden yönetiminin yarattığı ekonomik “enkazı” devralıp toparladığı yönündeydi. Ancak ileriye dönük maliyetleri düşürmeye yönelik yeni ve kapsamlı politika önerilerinin sınırlı kalması dikkat çekti. 2025’te büyümenin beklentilerin altında seyretmesi ve enflasyonun tam anlamıyla kontrol altına alınamaması konuşmada sınırlı yer buldu. Gıda fiyatlarının yıllık bazda artmaya devam etmesi ve yüksek yaşam maliyetleri, kamuoyundaki memnuniyetsizliğin sürdüğünü gösteriyor. Trump ise “geçim sıkıntısı” tartışmasını Demokratların politikalarına bağlayarak bu söylemin muhalefet tarafından siyasi bir propaganda aracı olarak kullanıldığını savunmaya devam ediyor.

Ekonomi başlığı altında Trump, ilaç fiyatlarını düşürmeyi hedefleyen yeni TrumpRx platformuna da değindi. İlaç şirketleriyle yaptığı fiyat anlaşmalarının yasalaştırılmasını talep ederek Kongre üyelerinden bu düzenlemelere onay vermelerini istedi. Ancak ilaç endüstrisinin ve Cumhuriyetçi Parti içindeki bazı siyasetçilerin muhalefeti, bu sürecin kolay ilerlemeyeceğine işaret ediyor. Bunun yanında Kongre üyelerinin hisse senedi alım satımının yasaklanmasına yönelik önerisi iki partiden de alkış alsa da, Temsilciler Meclisi’nde yeterli Cumhuriyetçi desteğin sağlanamaması ve Senato’nun isteksizliği nedeniyle belirsizliğini koruyor. Trump ayrıca büyük yatırımcıların tek ailelik konut satın almasını sınırlandırma çağrısını yineleyerek konut krizine müdahale edilmesi gerektiğini vurguladı.

Ekonomi bağlamında Trump’ın odaklandığı bir diğer önemli konu tarifeler oldu.  Trump’ın, Anayasa Mahkemesi’nin tarifelere ilişkin kararına rağmen geri adım atmaması dikkat çekti. Mahkemenin bazı tarifeleri hukuka aykırı bulmasına karşın, Trump alternatif yasal düzenlemeler üzerinden yüzde 10’luk yeni küresel tarifeleri devreye soktuğunu açıkladı ve bu oranı yüzde 15’e çıkarma sinyali verdi. Bu yaklaşım, yürütme ile yargı arasındaki gerilimi artırırken ticaret politikasını da seçim gündeminin merkezine taşıdı. Konuşmasında Mahkeme ile yaşanan gerilimi derinleştirmekten kaçınarak daha temkinli bir ton benimsemesi dikkat çekti. Salonda Anayasa Mahkemesi üyelerinin de bulunması ve bu tartışmanın siyasi olarak aleyhine dönebileceği ihtimali, bu stratejik mesafe koyuşun arka planındaki olası nedenlerden biri olarak değerlendirilebilir.

Göç politikası, konuşmanın en tartışmalı bölümlerinden birini oluşturdu. Trump, sınır güvenliğini ve kitlesel sınır dışı uygulamalarını güçlü biçimde savunarak göçü suç oranlarıyla ilişkilendirmeye devam etti. Göç ve seçim güvenliği bağlamında SAVE America Act’in geçirilmesini talep ederek oy kullanırken vatandaşlık kanıtı zorunluluğunun sıkılaştırılmasını istedi. Ayrıca, eyaletlerin belgesiz göçmenlere ehliyet vermesini engellemeyi amaçlayan “Dalilah’s Law” adlı düzenlemeyi desteklediğini açıkladı. Ancak bu girişimlerin, Senato’daki Demokrat direnci nedeniyle ciddi engellerle karşılaşması muhtemel görünüyor.

Göç meselesinde Trump bir yandan tabanına güçlü mesajlar verirken diğer yandan siyasi riskleri dengelemeye çalıştı. Demokratları sert ifadelerle eleştirirken özellikle sınır güvenliği ve suç işlemiş göçmenlerin sınır dışı edilmesi temasını öne çıkardı. Buna karşın konuşma boyunca daha radikal ve kapsamlı kitlesel sınır dışı söylemlerinden kaçınması dikkat çekti. Trump yönetimi, geçtiğimiz ay iki Amerikalı’nın ICE operasyonlarını protesto ederken öldürülmesi üzerine başlayan süreci kontrol etmekte zorlanmış ve geçen hafta Minnesota özelinde operasyonları bitireceklerini açıklamıştı. Genel tablo, Trump’ın ara seçimlere giderken tonunu görece kontrollü tutmaya çalıştığını ancak yeni ve kapsamlı bir yasama ajandası sunmadan mevcut siyasi dengeleri korumaya odaklandığını gösteriyor.

Demokrat temsilcilerin tepkileri ve protestoları özellikle göç politikaları etrafında yoğunlaştı. Uzun süredir Trump’ın hedefinde olan Minnesota Temsilcisi, Somali asıllı İlhan Omar, Trump’ı “Amerikalıları öldürmekle” suçlarken ikili arasında kısa süreli atışma da yaşandı.  Filistin asıllı Temsilci Rashida Tlaib de Trump’ın göç politikasına tepki gösteren isimlerin başında yer aldı. Temsilciler Meclisi üyesi Al Green ise konuşmanın başında Trump’ı geçtiğimiz haftalarda Obama çiftine yönelik ırkçı paylaşımına atıfla protesto etti ve güvenlik görevlileri tarafından salondan çıkarıldı. Konuşma sonrasında Trump, sosyal medya paylaşımında Omar ve Tlaib’in “geldikleri yere geri gönderilmeleri gerektiğini” belirterek iki ismi ağır ifadelerle hedef aldı. Paylaşımında Al Green’e ya da diğer protestocu isimlere değinmemesi de dikkat çekti. 

Konuşmanın önemli bir bölümünü iç politika başlıkları oluştururken, Trump’ın dış politika mesajları özellikle İran üzerinden şekillendi. Trump, geçen yılki ABD saldırılarının İran’ın nükleer programını “yok ettiğini” öne sürerken, Tahran yönetiminin nükleer silah geliştirmeme taahhüdünü açık ve net biçimde dile getirmediğini savundu. Hem askeri güç gösterisinde bulunması hem de diplomasiye kapıyı tamamen kapatmaması da dikkat çeken noktalardan biri oldu. Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun “kaçırılması” operasyonunu ABD güvenliği açısından önemli bir başarı olarak sunması ise Trump’ın dış politikadaki sert ve agresif hamleleri iç siyasi söylemin bir parçası haline getirme stratejisini yansıttı. Ayrıca dünya genelinde birçok savaşı engellediğini vurgulayarak dış politikada güçlü ve başarılı bir lider imajı çizmeye çalıştı. 

Konuşmaya davet edilen isimler de güçlü bir siyasi sembolizm taşıyordu. Trump’ın hemen her başlıkta kendi politikalarını meşrulaştırmak amacıyla ABD’nin farklı bölgelerinden davetlileri işaret ederek alkışlatması ve bu kişiler üzerinden geniş çaplı politika anlatıları kurması dikkat çekti. Olimpiyat şampiyonu ABD erkek hokey takımının Kongre’yi selamlaması bu sembolik anlardan biri olurken, şampiyon kadın hokey takımının daveti reddetmesi de ayrıca dikkat çeken bir gelişme olarak öne çıktı. Konuşmanın bir diğer önemli boyutu yaklaşan ara seçimlerdi. Trump, Kongre’deki Cumhuriyetçi çoğunluğun korunmasını “ülkeyi kurtarma görevi” olarak tanımlarken Demokratları ülkeyi zayıflatmakla suçladı.  Demokratların Trump’a resmi yanıtı Virginia Valisi Abigail Spanberger’dan geldi. Eski bir CIA görevlisi ve merkezci kimliğiyle öne çıkan Spanberger, mesajını özellikle hayat pahalılığı ve toplumsal istikrarsızlık temalarına odakladı. 

Genel çerçevede konuşma, Trump’ın ikinci dönem anlatısını konsolide etme girişimi olarak değerlendirilebilir. Ekonomik başarı iddiaları, sert göç politikaları ve güçlü dış politika vurgusu, Cumhuriyetçi tabanı pekiştirmeye yönelik bir stratejinin parçalarıydı. Sonuç olarak Trump’ın en uzun Birliğin Durumu konuşması, yalnızca içeriğiyle değil, siyasi zamanlamasıyla da kritik bir eşikte gerçekleşti. Başkan ekonomik ve güvenlik eksenli bir liderlik imajı sunmaya çalışırken, kutuplaşma ve kurumlar arası gerilimler konuşmanın arka planını oluşturdu.  Ancak düşen onay oranları ve  Trump politikalarına yönelik tepkiler, bu anlatının seçmen nezdinde özellikle 2026 ara seçimlerinde ne ölçüde karşılık bulacağına dair belirsizlik oluşturuyor. 




You may also like
Yapay Zekâ Yarışında Rekabet ve Bağımlılık
February 27, 2026
Trump’tan Yeni Tarife Hamlesi
February 27, 2026
ABD ve Ukrayna Temasları Sürüyor
February 27, 2026
  • Recent

    • ‘Any Given Sunday’: The clash of nationalism and multiculturalism...
      February 11, 2026
    • America’s Search for a Grand Strategy
      January 2, 2026
    • Türkiye Messages From the Trump-Netanyahu Press Conference
      December 30, 2025
    • A Window of Opportunity in Türkiye-U.S. Relations
      December 19, 2025
    • The End of the American Century? Interdependence, Soft...
      June 9, 2025
    • Trump-Netanyahu Relationship Takes a Turn for the Worse
      May 30, 2025
    • Why Is Trump Bypassing Israel?
      May 30, 2025
    • Israel’s plan to involve the United States in the occupation...
      May 30, 2025
    • Private Roundtable With Turkish Deputy FM Nuh Yılmaz
      May 20, 2025
    • “Beyond Alliance: Rethinking US-Türkiye Relations...
      May 20, 2025

  • Washington Gündemi

    • Trump’ın Birliğin Durumu Konuşması 
      February 27, 2026
    • Yapay Zekâ Yarışında Rekabet ve Bağımlılık
      February 27, 2026
    • Trump’tan Yeni Tarife Hamlesi
      February 27, 2026
    • ABD ve Ukrayna Temasları Sürüyor
      February 27, 2026
    • Yeni Sosyal Medya Düzenlemesi mi Geliyor? 
      February 20, 2026
    • Göç Politikası Bütçe Krizine Neden Oldu 
      February 20, 2026
    • Barış Kurulu Trump Başkanlığında Toplandı
      February 20, 2026
    • ABD-İran Görüşmeleri Tıkanma Noktasında
      February 20, 2026
    • Trump’ın Kripto Sınavı
      February 13, 2026
    • Epstein Belgeleri Pam Bondi’yi Zorluyor
      February 13, 2026



Stay Updated


© Copyright 2018-2022 SETA Foundation at Washington DC
Press enter/return to begin your search