• Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact
  • info@setadc.org
    202-223-9885
    1025 Connecticut Ave NW
    Suite 410
    Washington, DC 20036
  • Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact

Göç Politikası Bütçe Krizine Neden Oldu 

SETA DC Posted On February 20, 2026
0


Trump yönetiminin göç ve sınır dışı etme politikaları nedeniyle farklı eyaletlerde başlayan protestolar ve bu gösterilere verilen sert tepkiler, ABD’de yeni bir bütçe krizini de beraberinde getirdi. ABD İç Güvenlik Bakanlığı’nın (DHS) finansmanı geçtiğimiz hafta itibarıyla tükenirken, Kongre’nin tatile girmesi müzakereleri fiilen durdurdu ve Trump’ın ikinci dönemindeki üçüncü kısmi hükümet kapanması yaşandı. Cumhuriyetçiler ile Demokratlar arasındaki görüşmeler, özellikle göç uygulamalarına yönelik reform talepleri nedeniyle çıkmaza girmiş durumda. Kongre’nin her iki kanadında da çoğunluğa sahip olan Cumhuriyetçilere rağmen, Senato’daki 60 oy barajı Demokratlara süreci bloke etme imkânı tanıyor. Son yapılan oylamada tasarı 52 “evet” oyunda kalırken, Demokratlar parti olarak karşı çıktı. Bir önceki kapanmayı istediklerini alamadan sona erdiden Demokratlar bu kez  somut kazanımlar elde etmek için direniyor. Bu bağlamda önümüzdeki günlerde Trump yönetiminin göçmen politikasında bazı stratejik değişiklikler olabilir.  

Bütçe krizinin merkezinde, Minneapolis’te geçen ay Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı (ICE) operasyonları sırasında ABD vatandaşı olan Alex Pretti ve Renee Good’un vurularak öldürülmesi yer alıyor. ICE operasyonlarına ülke genelinde tepki artarken, Minnesota’da büyük protesto gösterileri düzenlendi. Olayın ardından Minnesota eyalet yetkilileri, FBI’ın soruşturmaya ilişkin delilleri eyalet makamlarıyla paylaşmadığını açıkladı. Bu gelişme, federal ve eyalet kurumları arasındaki güven krizini daha da derinleştirirken, Demokratların daha sıkı denetim ve şeffaflık çağrılarını güçlendirdi.

Demokratlar, DHS’nin göç uygulamalarında kapsamlı reformlar talep ediyor. Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries’in öncülüğünde sunulan 10 maddelik listede, federal ICE personelinin özel mülklere yargı kararı olmadan girememesi, gözaltı öncesinde vatandaşlık durumunun doğrulanması, ICE personelinin maske takmaması ve kimliklerinin açık şekilde görünür olması gibi düzenlemeler yer alıyor. Ayrıca mahkemeler, hastaneler, ibadethaneler, okullar ve oy verme merkezleri çevresinde göç operasyonlarının yasaklanması isteniyor. Demokratlar bu talepleri “sağduyulu reformlar” ve hesap verebilirlik adımları olarak tanımlarken, Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer bu düzenlemeler kabul edilmeden DHS’ye fon sağlanmayacağını açıkça ilan etti.

Cumhuriyetçiler ise söz konusu talepleri “aşırı” olarak nitelendiriyor. Trump’ın sınır politikalarından sorumlu yetkilisi Tom Homan, Demokratların isteklerini “makul değil” sözleriyle reddederken, Senatör Markwayne Mullin de muhalefetin konuyu siyasallaştırdığını savundu. Bu sert söylem, taraflar arasındaki uzlaşma zeminini daha da daraltıyor. Trump yönetimi göç politikalarının kamu güvenliği açısından zorunlu olduğunu savunurken, Demokratların bütçe sürecini siyasi baskı aracı olarak kullandığını ileri sürüyor. Demokratlar ise ICE’nin denetimsiz ve agresif uygulamalarının kamuoyunda ciddi tepki yarattığını ve son anketlerde seçmenlerin yüzde 65’inin ICE’nin “fazla ileri gittiğini” düşündüğünü vurguluyor. Bu tablo, göç meselesinin Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde merkezi bir siyasi fay hattına dönüştüğünü de gösteriyor.

Bütçe konusunda henüz anlaşma olmadığı için DHS bünyesinde çalışan binlerce federal çalışan ücretsiz izne çıkarıldı. Ancak bu süreçten göç ve sınır güvenliğini kontrol eden operasyonlardan sorumlu personeller olumsuz etkilenmedi. ICE ve Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) birimleri, geçen yıl kabul edilen “One Big Beautiful Bill Act” kapsamında sağlanan milyarlarca dolarlık ek kaynak sayesinde faaliyetlerini sürdürebiliyor. Bu durum, bütçe krizinin operasyonel sonuçlarından ziyade sembolik ve siyasi boyutunun daha ağır bastığını ortaya koyuyor.

Demokratlar, Trump yönetiminin göç politikalarına tepki olarak bütçe krizinin çözümüne yanaşmazken, Minnesota’da başlatılan ve en geniş çaplı göç operasyonu olarak tanımlanan “Operation Metro Surge”, yoğun protestolar ve iki ABD vatandaşının ölümüyle sonuçlanan gelişmelerin ardından resmen sona erdirildi. “Sınır çarı” olarak nitelendirilen sınır güvenliğinden sorumlu Tom Homan, operasyonun bittiğini duyururken, 1 Aralık’tan bu yana 4 binden fazla gözaltı yapıldığını ve uygulamanın kamu güvenliğini artırmayı amaçladığını savundu. Operasyon, Trump’ın ikinci döneminde milyonlarca kişiyi sınır dışı etme vaadi doğrultusunda yürütülen en büyük saha hamlesi olarak öne çıktı. Maskeli ICE personellerinin  sokak operasyonları, protestocularla yaşanan sert çatışmalar ve biber gazı kullanımı hem Demokratlar hem de bazı Cumhuriyetçiler tarafından eleştirildi. Sürecin etkileri yalnızca siyasi boyutla sınırlı kalmadı,  ekonomik ve toplumsal sonuçlar da doğurdu. Eyalet ve şehir yetkilileri, operasyonun milyonlarca dolarlık ek güvenlik ve kamu hizmeti maliyeti yarattığını, bazı okullar ile işletmelerin geçici olarak kapandığını belirtti. 

Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey operasyonun sona ermesini memnuniyetle karşılarken, şehir meclisi küçük işletmelere destek amacıyla 5 milyon dolarlık bir fonu gündemine aldı. Buna rağmen yerel aktörler, oluşan güven kaybının kısa vadede telafi edilemeyeceğini vurguluyor. Operasyon, Trump koalisyonu içinde de gerilim yarattı. Bir tarafta daha sert ve kapsamlı sınır dışı politikaları talep eden Cumhuriyetçi taban baskı oluştururken, diğer tarafta federal güç kullanımının sınırları ve protesto hakkına ilişkin tartışmalar derinleşti. Bazı Cumhuriyetçi siyasetçiler de ICE operasyonlarının daha denetlenebilir hale getirilmesi için adımlar atılması gerektiğini dile getiriyor.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Trump yönetiminin sert göç politikalarının en görünür savunucularından biri olan DHS Sözcüsü Tricia McLaughlin’in önümüzdeki günlerde görevinden ayrılması bekleniyor.  McLaughlin, özellikle Chicago ve Minnesota’daki tartışmalı operasyonlar sürecinde yönetimin en agresif söylemlerini kamuoyuna taşıyan isimdi. Minneapolis’te iki ABD vatandaşının hayatını kaybettiği operasyonların ardından eleştirilerin odağı büyürken, McLaughlin olayları savunan açıklamalar yaptı ve bazı protestoları “terörizm” olarak nitelendirdi. Bu yaklaşım hem Demokratlar hem de bazı Cumhuriyetçiler nezdinde sert tepkilere yol açtı.

Tricia McLaughlin’in ayrılığı, Trump yönetiminin göç politikalarında geri adım attığı anlamına gelmiyor. Ancak kamuoyu desteğinin aşınması ve sert uygulamalara yönelik artan eleştiriler, iletişim cephesinin de yeniden şekillendirilebileceğine işaret ediyor. Göç politikası, 2024 seçimlerinde Trump’ın en güçlü mobilizasyon başlıklarından biriydi.  Bugün ise aynı konu, yönetim için hem siyasi hem de kurumsal baskı üreten bir alan hâline geldi. McLaughlin’in vedası da bu dönüşümün sembolik bir göstergesi olarak okunabilir. Mevcut tabloya bakıldığında, 2026 ara seçimlerinde göç politikaları ve ICE operasyonları sırasında öldürülen ABD vatandaşlarının durumu Cumhuriyetçiler için önemli bir sınav unsuru olmaya devam edecek.




You may also like
Barış Kurulu Trump Başkanlığında Toplandı
February 20, 2026
ABD-İran Görüşmeleri Tıkanma Noktasında
February 20, 2026
Trump’ın Kripto Sınavı
February 13, 2026
  • Recent

    • ‘Any Given Sunday’: The clash of nationalism and multiculturalism...
      February 11, 2026
    • America’s Search for a Grand Strategy
      January 2, 2026
    • Türkiye Messages From the Trump-Netanyahu Press Conference
      December 30, 2025
    • A Window of Opportunity in Türkiye-U.S. Relations
      December 19, 2025
    • The End of the American Century? Interdependence, Soft...
      June 9, 2025
    • Trump-Netanyahu Relationship Takes a Turn for the Worse
      May 30, 2025
    • Why Is Trump Bypassing Israel?
      May 30, 2025
    • Israel’s plan to involve the United States in the occupation...
      May 30, 2025
    • Private Roundtable With Turkish Deputy FM Nuh Yılmaz
      May 20, 2025
    • “Beyond Alliance: Rethinking US-Türkiye Relations...
      May 20, 2025

  • Washington Gündemi

    • Göç Politikası Bütçe Krizine Neden Oldu 
      February 20, 2026
    • Barış Kurulu Trump Başkanlığında Toplandı
      February 20, 2026
    • ABD-İran Görüşmeleri Tıkanma Noktasında
      February 20, 2026
    • Trump’ın Kripto Sınavı
      February 13, 2026
    • Epstein Belgeleri Pam Bondi’yi Zorluyor
      February 13, 2026
    • ABD-İran Müzakereleri Maskat’ta Başladı
      February 13, 2026
    • Trump ve Netanyahu Washington’da Görüştü
      February 13, 2026
    • Trump’ın Fed Başkanı Adayı Belli Oldu
      February 6, 2026
    • Epstein Dosyasında Yeni Dalga
      February 6, 2026
    • Savaşla Müzakere Arasında Trump’ın İran Kararı
      February 6, 2026



Stay Updated


© Copyright 2018-2022 SETA Foundation at Washington DC
Press enter/return to begin your search