• Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact
  • info@setadc.org
    202-223-9885
    1025 Connecticut Ave NW
    Suite 410
    Washington, DC 20036
  • Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact

Epstein Dosyasında Yeni Dalga

SETA DC Posted On February 6, 2026
0


ABD Adalet Bakanlığı, 30 Ocak 2026 tarihinde bugüne kadar yayımlanan en kapsamlı Jeffrey Epstein dosyalarını kamuoyuna sundu. Bu son dalga, üç milyon sayfa belge, 2.000 video ve 180.000 görsel içeriyor. Belgelerde, Epstein’ın Elon Musk, Bill Gates ve ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick gibi tanınmış isimlerle olan ilişkilerine dair yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Materyaller e-posta yazışmaları, mesajlaşmalar, haber kupürleri ve iç soruşturma raporları gibi çeşitli belgelerden oluşuyor. Kamuoyuna açılan yeni belgeler, yıllardır süregelen komplo teorilerini sona erdirmekten ziyade daha fazla spekülasyona zemin hazırlıyor. Epstein dosyalarında tanınmış siyasetçiler ve iş insanlarının yer aldığı görüntülerin ortaya çıkması, elitlere yönelik kamuoyu baskısını daha da güçlendirirken, belgelerde yazışmaları bulunan ya da görselleri yayımlanan isimlere karşı farklı toplumsal kesimlerden tepkiler yükseliyor. Bu artan baskının somut yansımalarından biri olarak, adları belgelerde geçen ve fotoğrafları kamuoyuna yansıyan Bill ve Hillary Clinton, Şubat ayı sonunda Kongre’de ifade vermeyi kabul etmek zorunda kaldı.

Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı belgelerde mağdurların kimliklerinin korunması amacıyla yapılan sansürler, bazı dokümanların dava süreçlerine zarar vermemesi gerekçesiyle karartılması ve tüm dosyaların henüz tamamen açıklanmamış olması eleştirilerin odağında yer aldı. Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, dosyalarda Epstein’ın kız arkadaşı Ghislaine Maxwell dışındaki tüm kadınların görsellerinin sansürlendiğini belirtti. Blanche, yayımlanan belgelerin “uzun ve kapsamlı bir inceleme sürecinin” sonucu olduğunu vurgularken, bu sürecin temel amacının hem kamuoyuna şeffaflık sağlamak hem de mağdurların kimliklerini korumak olduğunu ifade etti. Bakanlığa göre, yüzlerce avukat aylar boyunca belgeleri inceleyerek hangi kısımların karartılması gerektiğini belirledi.  Buna rağmen, belge yayımlama sürecinin zamanlaması ve kapsamı Trump yönetimini ciddi bir siyasi baskı altına sokmuş durumda. Kongre tarafından belirlenen 19 Aralık son tarihinin aşılması ve bazı bölümlerin yoğun biçimde sansürlenmesi, hem Demokratlar hem de mağdur temsilcileri tarafından sert şekilde eleştiriliyor. Trump’ın Epstein ile geçmişteki ilişkisi de dosyaların yayımlanmasıyla birlikte yeniden kamuoyunun gündemine taşınmış oldu. 

Todd Blanche ise Adalet Bakanlığı’nın “güçlü isimleri koruduğu” yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetti. Trump dâhil olmak üzere herhangi bir kişi hakkında özel bir gizleme yapıldığına dair söylentilerin gerçeği yansıtmadığını savunan Blanche, yayımlanan belgelerde doğrulanmamış iddialar ve yanlış beyanlar bulunabileceği uyarısında da bulundu. Trump, Epstein ile geçmişte bir arkadaşlık ilişkisi olduğunu kabul etmekle birlikte, çocuk istismarı ve insan kaçakçılığı suçlarından haberdar olmadığını defalarca dile getirmişti. Ancak yeni belgeler, Epstein’ın çevresindeki güç ağlarına dair daha önce bilinen fakat tam olarak belgelenmemiş ilişkilerin ayrıntılarını içeriyor. İş dünyasından, siyasetten ve medya çevresinden birçok tanınmış ismin Epstein ile temaslarına dair yazışmalar bu belgelerde yer alıyor.

Demokrat Parti cephesinde belgelerin tam anlamıyla yayımlanmadığına dair şüpheler yüksek sesle dile getiriliyor. Temsilciler Meclisi üyesi Ro Khanna, Adalet Bakanlığı’nın başlangıçta 6 milyondan fazla sayfayı “potansiyel olarak ilgili” olarak belirlediğini, ancak bu belgelerin sadece yarısının kamuoyuyla paylaşıldığını söyledi.. Chuck Schumer ise özellikle Trump’la ilgili belgelerin eksiksiz biçimde yayımlanıp yayımlanmadığının açık bir şekilde ortaya konulmasını talep etti. Belgelerin yayımlanması, Kongre’nin Kasım ayında kabul ettiği ve Trump’ın ilk etapta karşı çıkmasına rağmen daha sonra imzaladığı yasa kapsamında gerçekleşti. Ancak belirlenen altı milyon sayfalık hedefin yalnızca yarısına erişilmiş olması, Demokratların Adalet Bakanlığı’nı yasayı ihlal etmekle suçlamasına yol açtı. Bakan Yardımcısı Todd Blanche ise geriye kalan belgelerin yayımlanmayacağını ifade etti. Adalet Bakanlığı, belgelerde sansürlenen bölümlerle ilgili olarak Kongre’ye bir rapor sunmakla yükümlü. Blanche, sansürlenen içeriklerde mağdurlara ait kişisel ve tıbbi bilgilerin yanı sıra çocuk istismarına dair materyallerin yer aldığını belirtti.

Açıklanan belgelerde Trump’a dair doğrudan ya da dolaylı şekilde yaklaşık 4.500 referans yer alıyor. Bunlar arasında, FBI’ın kamuoyundan gelen ihbarları özetlediği bir belgede, Trump ile Epstein arasında cinsel istismar iddialarını da içeren doğrulanmamış suçlamalar bulunuyor. Ancak bu iddiaları destekleyen somut kanıtların yer almaması dikkat çekiyor. Adalet Bakanlığı, belgelerdeki bazı görsellerin sahte olabileceği veya kasıtlı olarak çarpıtılmış biçimde sunulmuş olabileceği uyarısında bulundu. Trump cephesi ise suçlamaları reddederek, FBI’ın 2020 seçimlerinden önce kendisine yönelik gelen uyarıları manipülatif bulduğunu öne sürdü. Trump, daha önce de Epstein ile yakın bir ilişki içinde olduğunu defalarca reddetmişti.

Belgelerde, Epstein’ın 2013 yılında Bill Gates ile doğrudan temasta olduğunu gösteren çeşitli notlar da yer alıyor. Epstein’ın, Gates’in evli kadınlarla görüşmelerini organize ettiği ve bu süreçte yaşadığı sağlık sıkıntısı için çeşitli ilaçlar temin ettiği iddia ediliyor. Gates cephesi ise bu iddiaları “tamamen asılsız ve saçma” olarak nitelendirerek reddetti. Aynı belgeler, Epstein ile Virgin Group’un kurucusu Richard Branson arasında geçen özel yazışmalara da yer veriyor. Yazışmalarda Branson’un Epstein’a “harem”ini beraberinde getirmesini istediği görülüyor. Yazışmalar iki isim arasında daha yakın ve samimi bir ilişkinin varlığına işaret ediyor. Ancak Branson’un sözcüsü yaptığı açıklamada, bu buluşmaların sadece birkaç iş toplantısı kapsamında gerçekleştiğini ve Branson’un Epstein’ın eylemlerini “iğrenç” bulduğunu ifade etti.

Epstein ile Elon Musk arasında 2012–2014 yılları arasında gerçekleşen e-posta yazışmaları, iki ismin Florida ve Karayipler’de buluşma planları yaptığını ortaya koyuyor. Musk daha önce Epstein’la yakın bir ilişkisi olduğu iddialarını reddetmişti. Bu yıl içerisinde Trump ile kavgalı olduğu dönemde Trump’ın da Epstein dosyalarında yer aldığını iddia etmesiyle dikkat çekmişti. Söz konusu yazışmalarda Epstein’ın Musk’ı adasına davet ettiği, Musk’ın ise çeşitli gerekçelerle bu davetleri geri çevirdiği anlaşılıyor. Sosyal medyada konuya ilişkin açıklama yapan Musk, “Epstein’la çok az yazışmam oldu ve adasına gitmeyi defalarca reddettim” diyerek kendisini savundu.

Belgelerde ayrıca, daha önce Epstein ile bağlarını kopardığını açıklayan Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in 2012 yılında Karayipler’deki adaya bir ziyaret planladığına dair yeni bilgiler yer alıyor. Lutnick, geçmişte Epstein’la olan bağlarını 2005 yılında sonlandırdığını belirtmişti. Ancak yeni belgelerde, 2012’de planlanan bir ziyaretin ardından Epstein’ın Lutnick’e “Görmek güzeldi” şeklinde mesaj gönderdiği görülüyor. Lutnick, kamuoyuna yaptığı açıklamada bu ziyaretle ilgili yorum yapamayacağını belirtti.

Belgelerde ismi geçen ve fotoğrafları yer alan Bill ve Hillary Clinton da siyasetin gündeminde yer aldı. Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi’nin yürüttüğü Jeffrey Epstein soruşturması kapsamında ifadeye çağrılan çift, yapılan çağrıya bir süredir dönüş yapmıyordu.  Son açılan belgeler nedeniyle ve cezai yaptırıma maruz kalmama amacıyla Clinton ailesi soruşturma kapsamında ifade vermeyi kabul etti.  Clintonlar,  daha önce Kongre’de yürütülen sürecin siyasi bir itibarsızlaştırma girişimi olduğunu savunmuştu. Her ne kadar Bill Clinton, Epstein’la olan geçmiş ilişkisine rağmen herhangi bir suça karışmadığını ve bilgi sahibi olmadığını iddia etse de, kamuoyuna yansıyan görüntüler ve artan baskı bu savunmayı giderek daha tartışmalı hale getiriyor. Demokratlar, Clinton’ın soruşturmaya dahil edilmesine yönelik sürece karşı çıkarak, ara seçimler sonrasında Kongre aritmetiğinin değişmesi halinde benzer bir durumun Başkan Trump için de gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.

Jeffrey Epstein dosyalarının son dalgası, yalnızca bireysel skandalları değil, aynı zamanda ABD’de adalet sistemi, siyaset medya ve teknoloji elitleri arasındaki karmaşık ilişki ağlarını da yeniden tartışmaya açtı. Belgeler, yıllardır kamuoyunun zihnini meşgul eden sorulara kesin yanıtlar getirmektense daha fazla şüphe ve sorgulamaya yol açtı. Sansür iddiaları, seçici açıklamalar ve eksik belgelerle yürütülen süreç, yalnızca mağdurların adalet beklentisini değil, aynı zamanda sistemin şeffaflık kapasitesini de tartışmalı hâle getirdi. İfadelere çağrılan Clintonlar ve adı geçen isimlerin siyasi konumları ise bu davanın yalnızca hukuki değil, aynı zamanda derin bir politik boyutu olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. 




You may also like
Trump’ın Fed Başkanı Adayı Belli Oldu
February 6, 2026
Savaşla Müzakere Arasında Trump’ın İran Kararı
February 6, 2026
Ukrayna’da Üçlü Diplomasi: Çözüm mü, Jeopolitik Taktik mi?
February 6, 2026
  • Recent

    • America’s Search for a Grand Strategy
      January 2, 2026
    • Türkiye Messages From the Trump-Netanyahu Press Conference
      December 30, 2025
    • A Window of Opportunity in Türkiye-U.S. Relations
      December 19, 2025
    • The End of the American Century? Interdependence, Soft...
      June 9, 2025
    • Trump-Netanyahu Relationship Takes a Turn for the Worse
      May 30, 2025
    • Why Is Trump Bypassing Israel?
      May 30, 2025
    • Israel’s plan to involve the United States in the occupation...
      May 30, 2025
    • Private Roundtable With Turkish Deputy FM Nuh Yılmaz
      May 20, 2025
    • “Beyond Alliance: Rethinking US-Türkiye Relations...
      May 20, 2025
    • Trump's first 100 days...
      May 5, 2025

  • Washington Gündemi

    • Trump’ın Fed Başkanı Adayı Belli Oldu
      February 6, 2026
    • Epstein Dosyasında Yeni Dalga
      February 6, 2026
    • Savaşla Müzakere Arasında Trump’ın İran Kararı
      February 6, 2026
    • Ukrayna’da Üçlü Diplomasi: Çözüm mü, Jeopolitik...
      February 6, 2026
    • Yapay Zeka Yatırımları Artıyor
      January 30, 2026
    • Minnesota’da Kriz Büyüyor
      January 30, 2026
    • ABD-Ukrayna-Rusya Üçlü Müzakereleri Devam Edecek
      January 30, 2026
    • ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
      January 30, 2026
    • ICE’a Tepki Büyüyor 
      January 23, 2026
    • Trump 2.0’ın İlk Yılı 
      January 23, 2026



Stay Updated


© Copyright 2018-2022 SETA Foundation at Washington DC
Press enter/return to begin your search