• Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact
  • info@setadc.org
    202-223-9885
    1025 Connecticut Ave NW
    Suite 410
    Washington, DC 20036
  • Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact

ABD Kara Harekâtına Hazırlanıyor

SETA DC Posted On March 27, 2026
0


ABD-İsrail-İran savaşı yaklaşık bir ayı geride bırakırken çatışmanın seyri ve diplomatik çabalar giderek daha karmaşık bir hal almaya başladı. İlk haftalarda sınırlı bir askerî operasyon olarak görülen süreç, karşılıklı misillemelerin artması ve bölgesel aktörlerin hem askeri hem de diplomatik olarak sürece aktif şekilde dahil olmasıyla daha geniş bir krize dönüşme riski taşıyor. Son haftadaki gelişmeler, bir yandan ateşkes ihtimalini canlı tutarken diğer yandan kara harekâtı ve daha geniş bir bölgesel tırmanma riskinin yüksek olduğunu gösteriyor. Diplomatik temasların yoğunlaşması dikkat çekse de tarafların taleplerindeki farklılıklar, kısa vadede kalıcı bir çözüm ihtimalinin zor olduğunu gösteriyor.

Son günlerde hem diplomatik trafik hem de askerî hareketlilik belirgin şekilde artmış durumda. ABD’nin İran’a ilettiği 15 maddelik plan, savaşın sona erdirilmesine yönelik en ciddi girişimlerden biri olarak öne çıktı. Plan, İran’ın nükleer tesislerini devre dışı bırakmasını, uranyum zenginleştirmeyi sonlandırmasını ve balistik füze programını sınırlamasını ön görürken bölgesel milislerle ilişkilerin azaltılması ve Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin yeniden kesintisiz şekilde açılması gibi şartları da içeriyor. Buna karşılık Washington, yaptırımların kaldırılması ve sivil nükleer programa sınırlı destek gibi teşvikler sunarak İran’ı müzakereye çekmeye çalışıyor.

Başkan Trump’ın savaşı uzun süreli bir çatışmaya dönüştürmek istemediği ve süreci 4 ila 6 hafta içinde sona erdirmeyi hedeflediği belirtiliyor. Bu yaklaşımın arkasında hem iç siyasi baskılar hem de ekonomik kaygılar bulunuyor; artan enerji fiyatları ve yaklaşan seçim süreci yönetimi daha hızlı bir çözüm arayışına itiyor. Bu çerçevede Trump yönetiminin İran politikasının, askerî baskı ile diplomatik girişimleri birlikte yürütmeye dayandığı görülüyor. Washington, İran’ın nükleer programını durdurması, füze kapasitesini sınırlaması ve bölgesel etkisini azaltması için sert talepler öne sürerken, askeri operasyonları da bu hedeflere ulaşmak için bir baskı aracı olarak kullanıyor.

Tarafların talepleri arasındaki fark hâlâ çok büyük. ABD, İran’ın nükleer programını tamamen sınırlandırmak isterken, İran bu konuda taviz vermeye yanaşmıyor. Buna ek olarak Washington, İran’ın bölgesel milis ağını ve füze programını da anlaşmanın parçası yapmak istiyor. İran ise savaş sonrası daha sert ve daha temkinli bir pozisyon benimsemiş durumda. Tahran yönetimi, yalnızca yaptırımların kaldırılmasını değil, aynı zamanda savaş zararları için tazminat ödenmesini ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığının azaltılmasını talep ediyor. Ayrıca İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumu bir pazarlık unsuru olarak korumak istemesi, müzakereleri daha da karmaşık hâle getiriyor. Bu taleplerin Washington açısından kabul edilmesi oldukça zor görünüyor.  

Uzmanlar mevcut koşullarda en gerçekçi senaryonun, kapsamlı bir barış anlaşmasından ziyade sınırlı ve geçici bir ateşkes üzerinde uzlaşılması olduğunu savunuyor. Bu modelde tarafların en tartışmalı başlıkları sonraki aşamalara bırakıp öncelikle çatışmayı durdurmaya odaklanabileceği ifade ediliyor. Bu çerçevede İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini belirli bir süre için askıya alması ve buna karşılık yaptırımların kademeli olarak hafifletilmesi gibi ara çözümler gündeme gelebilir. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli ve kesintisiz şekilde uluslararası taşımacılığa açılması kritik bir ön koşul olarak öne çıkıyor. Ancak İran’ın güvenlik garantisi talebi ile ABD’nin nükleer stokların tamamen denetim altına alınması konusundaki ısrarının, ateşkes görüşmelerinin önündeki temel engellerden biri olmaya devam ettiği belirtiliyor.

Kara harekâtı ihtimali son haftalarda daha fazla tartışılırken, ABD’nin bölgeye asker sevk etmesi bu seçeneğin tamamen dışlanmadığını gösteriyor. Ancak mevcut göstergeler Washington’un temkinli davrandığını ortaya koyuyor. İran’ın zorlu coğrafyası, güçlü savunma kapasitesi ve olası yüksek kayıplar kara operasyonunu riskli hâle getiriyor. Sınırlı çatışmalarda yaşanan kayıplar bile maliyetin hızla artabileceğini gösterirken uzmanlar, geniş çaplı bir işgalden ziyade sınırlı ve hedef odaklı operasyonların daha olası olduğunu, ancak kara seçeneğinin tamamen gündem dışı olmadığını belirtiyor.

Amerikan basınında yer alan haberlere göre ABD’nin İran’a yönelik olası kara harekâtı planları henüz netleşmiş değil, ancak Pentagon’un daha geniş askeri seçenekler üzerinde çalıştığı ifade ediliyor. Bu seçenekler arasında yoğun hava saldırılarıyla desteklenen sınırlı kara unsurlarının da yer aldığı belirtiliyor. Özellikle İran’ın petrol ihracatının büyük kısmını gerçekleştirdiği Harg Adası’nın hedef alınabileceği, bu stratejik noktanın kontrol altına alınmasının Tahran üzerinde ekonomik baskıyı artırarak Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını zorlayabileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte Washington’un henüz kesin bir karar vermediği ve farklı senaryoları eş zamanlı olarak değerlendirdiği anlaşılıyor.

Olası bir kara harekâtının geniş çaplı bir işgalden ziyade sınırlı ve hedef odaklı bir müdahale şeklinde planlandığı görülüyor. ABD’nin doğrudan İran ana karasına girmek yerine denizden ve havadan desteklenen ada operasyonları ya da kritik kıyı noktalarına yönelik kısa süreli müdahaleleri tercih edebileceği ifade ediliyor. Harg Adası bu açıdan hem ekonomik hem de stratejik bir hedef olarak öne çıkarken, İran’ın bölgeyi güçlü savunma sistemleriyle koruduğu ve olası bir operasyonun ciddi riskler barındırdığı vurgulanıyor. Ayrıca böyle bir adımın çatışmayı daha geniş bir bölgesel krize dönüştürme ihtimali de göz ardı edilmiyor.

ABD-İsrail-İran savaşı, askerî baskı ile diplomatik arayışların iç içe geçtiği bir süreçte ilerliyor. Taraflar bir yandan müzakere kanallarını açık tutmaya çalışırken diğer yandan sahada güç dengesi üzerinden avantaj elde etmeye odaklanıyor. Kısa vadede kapsamlı bir anlaşma ihtimali zayıf görünse de sınırlı ve geçici bir ateşkes seçeneği hâlâ masada duruyor ve bu, en gerçekçi çıkış yolu olarak değerlendiriliyor. Buna karşılık kara harekâtı senaryosu tamamen dışlanmış değil ve özellikle diplomatik sürecin başarısız olması halinde daha ciddi şekilde gündeme gelmesi bekleniyor.




You may also like
Mahkeme Sosyal Medya Şirketlerini Suçlu Buldu 
March 27, 2026
Bütçe Krizi Havalimanlarını Etkiledi
March 27, 2026
ABD Küba Üzerindeki Baskıyı Artırıyor
March 27, 2026
  • Recent

    • ‘Any Given Sunday’: The clash of nationalism and multiculturalism...
      February 11, 2026
    • America’s Search for a Grand Strategy
      January 2, 2026
    • Türkiye Messages From the Trump-Netanyahu Press Conference
      December 30, 2025
    • A Window of Opportunity in Türkiye-U.S. Relations
      December 19, 2025
    • The End of the American Century? Interdependence, Soft...
      June 9, 2025
    • Trump-Netanyahu Relationship Takes a Turn for the Worse
      May 30, 2025
    • Why Is Trump Bypassing Israel?
      May 30, 2025
    • Israel’s plan to involve the United States in the occupation...
      May 30, 2025
    • Private Roundtable With Turkish Deputy FM Nuh Yılmaz
      May 20, 2025
    • “Beyond Alliance: Rethinking US-Türkiye Relations...
      May 20, 2025

  • Washington Gündemi

    • Mahkeme Sosyal Medya Şirketlerini Suçlu Buldu 
      March 27, 2026
    • Bütçe Krizi Havalimanlarını Etkiledi
      March 27, 2026
    • ABD Küba Üzerindeki Baskıyı Artırıyor
      March 27, 2026
    • ABD Kara Harekâtına Hazırlanıyor
      March 27, 2026
    • 2026 Tehdit Değerlendirme Raporu Yayınlandı
      March 20, 2026
    • İran Savaşı Cumhuriyetçileri Bölüyor
      March 20, 2026
    • ABD, Rusya’ya Uygulanan Yaptırımları Gevşetiyor
      March 20, 2026
    • Trump’ın Savaşla İlgili Net Bir Stratejisi Yok
      March 20, 2026
    • Kristi  Noem Görevden Alındı
      March 13, 2026
    • Petrol Fiyatları Ekonomiyi Zorluyor
      March 13, 2026



Stay Updated


© Copyright 2018-2022 SETA Foundation at Washington DC
Press enter/return to begin your search