• Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact
  • info@setadc.org
    202-223-9885
    1025 Connecticut Ave NW
    Suite 410
    Washington, DC 20036
  • Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact

Savaşla Müzakere Arasında Trump’ın İran Kararı

SETA DC Posted On February 6, 2026
0


ABD ile İran arasında son günlerde tırmanan gerilim diplomatik hamlelerle yatıştırılmaya çalışılıyor. Tarafların 6 Şubat Cuma günü Umman’ın başkenti Maskat’ta müzakere masasına oturacağı duyuruldu. Daha önce İstanbul’da yapılması kararlaştırılan görüşmeler İran’ın talebi doğrultusunda son dakika değişikliğiyle Maskat’a alındı. Umman’ın arabuluculuğunda dolaylı ve kısmen doğrudan yürütülecek olan temaslarda ele alınacak konularda yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle sınırlı bir ilerleme kaydedilmesi bekleniyor.

İran ile ABD arasında yapılacak görüşmelerin tarafların önceliklerindeki derin farklar nedeniyle dar ve tartışmalı bir çerçevede ilerlemesi bekleniyor. İran, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçı liderliğinde müzakerelerin yalnızca nükleer programa ve ABD yaptırımlarının kaldırılmasına odaklanmasını isterken, uranyum zenginleştirmenin durdurulması ve mevcut stokların yurt dışına çıkarılması gibi teknik başlıklarda esneklik sinyali veriyor. ABD ise nükleer dosyaya ek olarak balistik füze programı, İran’ın bölgedeki vekil aktörlere verdiği destek ve insan hakları konularının da masaya gelmesi konusundaki ısrarcı tavrını sürdürüyor. Trump yönetimi kapsamlı bir gündem olmadan “anlamlı” bir anlaşmanın mümkün olmayacağını savunuyor.

İki tarafın kendi önceliklerinde ısrarcı tutumu, diplomatik süreci kırılganlaştırırken askerî seçeneklerin yeniden ciddi biçimde tartışılmasına yol açıyor. ABD’nin Orta Doğu’daki askerî varlığını artırması ve caydırıcılık vurgusunu güçlendirmesi, İran’ın sert söylemiyle birleştiğinde, küçük bir diplomatik aksamanın bile hızla güvenlik krizine dönüşebileceği endişesini artırıyor. Trump yönetimi, diplomasinin öncelik olduğunu vurgulasa da müzakerelerden somut sonuç alınamaması hâlinde alternatif yolların masada tutulduğunu açıkça hissettiriyor. Bu atmosferde bölge ülkeleri olası bir tırmanmanın zincirleme etkilerinden kaygı duyarken, görüşmelerin hangi formatta başlayacağı, kapsamın nükleer dosyayla sınırlı kalıp kalmayacağı ve tarafların kırmızı çizgilerinde ne ölçüde esneme göstereceği belirsizliğini koruyor.

İki ülke arasındaki gerilim hala diplomasi ile askeri seçenekler arasında kritik bir eşikte sürüyor. Trump yönetimi sıfır nükleer kapasite hedefini vurgularken, askeri seçeneği de masada tutmayı sürdürüyor. Beyaz Saray, nükleer görüşmelerin öncesinde, diplomasiyi Başkan Trump için birincil tercih olarak tanımladı ancak aynı zamanda Washington’ın elinde “çok sayıda seçenek” bulunduğuna da vurgu yaptı. Bölgeye gönderilen ek deniz ve hava unsurlarının yoğunluğu hem görüşmelerin zorluk seviyesini hem de olası başarısızlığın risklerini artırıyor. Bu gelişme, diplomasi arayışının sonuçsuz kalması durumunda askerî hareketliliğin yeniden gündeme gelebileceğine dair uluslararası kaygıları derinleştiriyor

İran yönetimi, ABD ile bu hafta yapılması planlanan nükleer müzakerelerde görüşme yerinin İstanbul’dan Umman’a taşınmasını ve sürecin yalnızca iki ülke arasında, sınırlı ve doğrudan bir formatta yürütülmesini talep etti. İran tarafı, bu tercihin müzakerelerin kamuoyu baskısından ve üçüncü aktörlerin yönlendirici etkisinden uzak, daha teknik ve kontrollü bir zeminde ilerlemesini sağlayacağını savunuyor. Tahran’a göre Umman, geçmişte olduğu gibi güvenli ve tarafsız bir diplomatik kanal sunarken, bire bir format da görüşmelerin yalnızca nükleer dosyaya odaklanmasını mümkün kılacak.

Bu çerçevede İran, uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve yaptırımların kaldırılması dışındaki başlıkların müzakere gündemine eklenmesine açık biçimde karşı çıkıyor; balistik füze programı ya da bölgesel nüfuz alanlarının masaya gelmesini, nükleer müzakerelerin kapsamını aşan ve süreci kilitleme riski taşıyan unsurlar olarak değerlendiriyor. Bu yaklaşım, Tahran’ın sınırlı ama somut kazanımlar hedefleyen bir diplomasi stratejisi izlediğini ve kapsamı geniş bir pazarlığa girmekten özellikle kaçındığını ortaya koyuyor.

Başlangıçta yer ve format değişikliği talebine temkinli yaklaşan Trump yönetimi, görüşmelerin tamamen iptal edilmesi ve diplomatik kanalın kapanması riskini göze almamak adına, sürecin Umman’da yürütülmesine sonunda itiraz etmedi. Washington bu adımı, doğrudan bir tavizden ziyade, krizin tırmanmasını önlemeye yönelik taktiksel bir esneklik olarak değerlendiriyor. ABD tarafı, olası bir anlaşmanın yalnızca İran’ın nükleer faaliyetleriyle sınırlı kalmasının kalıcı bir çözüm üretmeyeceği görüşünde. Bu nedenle Washington, İran’ın balistik füze kapasitesi, bölgedeki vekil aktörler üzerindeki etkisi ve güvenlik dengelerini doğrudan ilgilendiren diğer başlıkların da müzakere gündemine dahil edilmesini ısrarla talep ediyor. Tahran’ın bu genişletilmiş gündemi reddetmesi ise taraflar arasındaki yaklaşım farkını daha da belirginleştirirken, görüşmelerin kısa vadede somut sonuç üretme ihtimalini zayıflatıyor ve sürecin kırılganlığını artırıyor.

Uzmanlara göre, Trump yönetiminin İran’la müzakerelerdeki temel hedefi, İran’ın nükleer programını mümkün olduğunca sınırlandırmak olsa da bu talebin pratikte ne ölçüde esnetilebileceği belirsizliğini koruyor. İran ise nükleer dosya dışında balistik füze programı ve bölgesel vekil aktörlerle ilişkiler gibi alanlarda ciddi tavizler vermeye isteksiz davranırken, yalnızca sınırlı ve teknik bazı düzenlemelere açık sinyali veriyor. Uzmanlar, taraflar arasındaki derin güvensizlik ve kapsam uyuşmazlığı nedeniyle kapsamlı bir anlaşma ihtimalinin zayıf olduğunu vurgularken, İran’daki protestolar ve insan hakları meselesinin Washington açısından giderek geri planda kaldığını, Trump yönetiminin önceliğini daha çok güvenlik, caydırıcılık ve bölgesel istikrar başlıklarına kaydırdığını ortaya koyuyor.

Müzakereler öncesinde, bölge ülkelerinin olası bir askerî tırmanmayı engellemek ve diplomatik süreci canlı tutmak amacıyla yoğun bir lobi ve arabuluculuk faaliyeti yürüttüğü belirtiliyor. Körfez ülkeleri başta olmak üzere Türkiye, Katar ve Mısır gibi aktörler, Washington ve Tahran nezdinde temaslarda bulunarak müzakerelerin başlamasının bölgesel istikrar açısından kritik olduğunu vurguladı. Bu ülkeler, bir çatışmanın enerji güvenliği, ticaret yolları ve iç güvenlik üzerindeki etkilerine dikkat çekerek tarafları daha dar ama yönetilebilir bir gündemle masaya dönmeye ikna etmeye çalıştı. Yürütülen bu diplomatik baskının, görüşmelerin iptal edilmesi yerine Umman’da başlatılması kararında etkili olduğu değerlendirilirken, bölgesel aktörlerin süreci perde arkasından şekillendiren rolü daha görünür hâle geldiği kaydediliyor.

Maskat’ta başlayacak müzakereler, tarafların kırmızı çizgilerinin büyük ölçüde korunması nedeniyle kapsamlı bir uzlaşıdan çok krizi yönetmeye yönelik geçici bir diplomatik temas niteliği taşıyor. Diplomasi ile askerî seçenekler arasındaki hassas denge korunmaya çalışılırken, görüşmelerin başarısı tarafların gündemlerinde ne ölçüde esneklik göstereceğine ve bölgesel aktörlerin baskısının ne kadar sürdürülebilir olacağına bağlı görünüyor. Aksi hâlde, bu sınırlı temasların da sonuçsuz kalması durumunda gerilimin yeniden güvenlik eksenli bir rotaya kayma riski güçlenebilir.




You may also like
Trump’ın Fed Başkanı Adayı Belli Oldu
February 6, 2026
Epstein Dosyasında Yeni Dalga
February 6, 2026
Ukrayna’da Üçlü Diplomasi: Çözüm mü, Jeopolitik Taktik mi?
February 6, 2026
  • Recent

    • America’s Search for a Grand Strategy
      January 2, 2026
    • Türkiye Messages From the Trump-Netanyahu Press Conference
      December 30, 2025
    • A Window of Opportunity in Türkiye-U.S. Relations
      December 19, 2025
    • The End of the American Century? Interdependence, Soft...
      June 9, 2025
    • Trump-Netanyahu Relationship Takes a Turn for the Worse
      May 30, 2025
    • Why Is Trump Bypassing Israel?
      May 30, 2025
    • Israel’s plan to involve the United States in the occupation...
      May 30, 2025
    • Private Roundtable With Turkish Deputy FM Nuh Yılmaz
      May 20, 2025
    • “Beyond Alliance: Rethinking US-Türkiye Relations...
      May 20, 2025
    • Trump's first 100 days...
      May 5, 2025

  • Washington Gündemi

    • Trump’ın Fed Başkanı Adayı Belli Oldu
      February 6, 2026
    • Epstein Dosyasında Yeni Dalga
      February 6, 2026
    • Savaşla Müzakere Arasında Trump’ın İran Kararı
      February 6, 2026
    • Ukrayna’da Üçlü Diplomasi: Çözüm mü, Jeopolitik...
      February 6, 2026
    • Yapay Zeka Yatırımları Artıyor
      January 30, 2026
    • Minnesota’da Kriz Büyüyor
      January 30, 2026
    • ABD-Ukrayna-Rusya Üçlü Müzakereleri Devam Edecek
      January 30, 2026
    • ABD, İran’a Askeri Operasyona mı Hazırlanıyor?
      January 30, 2026
    • ICE’a Tepki Büyüyor 
      January 23, 2026
    • Trump 2.0’ın İlk Yılı 
      January 23, 2026



Stay Updated


© Copyright 2018-2022 SETA Foundation at Washington DC
Press enter/return to begin your search