• Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact
  • info@setadc.org
    202-223-9885
    1025 Connecticut Ave NW
    Suite 410
    Washington, DC 20036
  • Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact

Hegseth: ABD’ye Asıl Tehdit İran Değil Kongre

SETA DC Posted On May 1, 2026
0


Pete Hegseth, Genelkurmay Başkanı Dan Caine ve Pentagon mali işler yetkilisi Jay Hurst ile birlikte 2027 mali yılı savunma bütçesini savunmak üzere Kongre karşısına çıktı. Ancak oturum daha başından itibaren resmi gündeminden saparak İran’a yönelik savaş ve ortaya çıkan maaliyetlere odaklandı. Oturum boyunca Hegseth savunmacı bir tutum sergilemek yerine saldırgan davranmayı tercih ederek Trump yönetimi politikalarını savundu. ABD’ye karşı en büyük tehdidin İran değil, Kongre’deki “zayıf söylemler” olduğunu öne sürerek tartışmanın tonunu en baştan sertleştirdi ve bütçe görüşmesi olması beklenen oturumu açık bir siyasi hesaplaşmaya dönüştürdü.

Resmi gündem, 2027 mali yılı için talep edilen yaklaşık 1,45 trilyon dolarlık Pentagon bütçesiydi. ABD tarihinde şimdiye kadarki en büyük savunma bütçesi olma özelliği taşıyan bu talep, yalnızca askeri harcamaların artırılmasını değil, Amerika’nın uzun vadeli askeri üstünlüğünü yeniden inşa etmeyi hedefleyen kapsamlı bir dönüşüm programı olarak sunuluyor. Hegseth bu bütçeyi “Amerikan askeri üstünlüğünü onlarca yıl garanti altına alacak bir kırılma noktası” olarak tanımlarken, önceki yönetimleri ordunun yeterince finanse edilmemesiyle eleştirdi.

Bütçenin yapısına bakıldığında ağırlık merkezinin sert askeri kapasite üzerinde olduğu görülüyor. Toplam bütçenin yaklaşık %52’si doğrudan silah sistemleri, mühimmat, uçak, tank ve gemi alımlarına ayrılmış durumda. F-35 üretiminin yıllık 47’den 85’e çıkarılması, Patriot ve THAAD hava savunma sistemlerinin stok kapasitesinin artırılması ve uzun menzilli hassas vuruş sistemlerine yapılan yatırımlar, bütçenin konvansiyonel askeri güç projeksiyonunu önceliklendirdiğini açıkça ortaya koyuyor. Bununla birlikte bütçe, yalnızca geleneksel kapasiteyle sınırlı kalmıyor. 

Drone savaşı, uzay tabanlı sistemler ve veri odaklı savaş altyapılarına ciddi kaynaklar ayrılırken Uzay Kuvvetleri bütçesinin yaklaşık 32 milyar dolardan 71 milyar dolara çıkarılması planlanıyor. Bu sıçrama, 31 yeni uzay fırlatması ve 2.800 yeni personelle destekleniyor. Nükleer caydırıcılığın modernizasyonu da bütçenin önemli bir ayağını oluşturuyor: Columbia sınıfı denizaltılar, B-21 bombardıman uçakları ve Sentinel kıtalararası balistik füze programı bu kapsamdaki öne çıkan projeler. Nükleer komuta-kontrol sistemlerine ayrılan 20 milyar doların üzerindeki yatırım ise karar alma süreçlerinin hem hızlandırılmasını hem de güvenliğinin artırılmasını hedefliyor.

Bütçenin finansman yöntemi de en az içeriği kadar tartışmalı. Paketin yaklaşık 350 milyar dolarlık bölümü ise standart Senato oylamasını devre dışı bırakan ve salt çoğunluğu yeterli kılan bir bütçe prosedürüyle yasalaştırılmak isteniyor. Ancak bu ölçekte bir savunma harcamasının böyle bir yolla finanse edilmesi alışılmadık bir uygulama ve Kongre denetimini fiilen zayıflatma riskini barındırıyor. Altın Kubbe füze savunma sistemi gibi büyük projelerin bu mekanizmayla fonlanacak olması, bütçenin kurumsal denetim dışında şekillenebileceği endişelerini güçlendiriyor.

Kongre’deki oturum sırasında milletvekilleri resmi gündemi büyük ölçüde geri planda bırakarak doğrudan İran savaşını sorgulamaya odaklandı. Oturumda ilk kez kamuoyuyla paylaşılan 25 milyar dolarlık savaş maliyeti tartışmanın merkezine yerleşti. Mali işlerden sorumlu Jules Hurst III, bu rakamın ağırlıklı olarak mühimmat harcamaları, Orta Doğu’ya yapılan askeri yığınak ve kaybedilen ekipmandan oluştuğunu açıklarken, Hegseth kritik detaylar konusunda belirsiz kalmayı tercih etti. ABD üslerine verilen zararların ve tüketilen silah stoklarının yenilenmesinin bu hesaba dahil edilip edilmediği sorulduğunda net bir yanıt verilmedi. Yönetimin Kongre’den 200 milyar dolar ek bütçe talep etmeyi değerlendirdiğine ilişkin haberler ise savaşın sürdürülebilirliği tartışmasını daha da derinleştirdi.

Demokrat vekil Salud Carbajal’ın maliyet eleştirilerine Hegseth’in verdiği yanıt, oturumun seyrini belirleyen anlardan biri oldu. Hegseth, ekonomik sorgulamayı doğrudan varoluşsal bir çerçeveye taşıyarak “İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemenin bedeli tartışılıyorsa, önce bunun değeri konuşulmalı” ifadelerini kullandı.  Demokratların savaşın enerji ve gıda fiyatlarını artırdığı yönündeki sorularını ise “tuzak sorular” olarak geri çevirerek bu tür maliyetlerin ulusal güvenlik karşısında anlamsızlaştığını savundu. Oturumun en gergin anı ise Demokrat vekil John Garamendi’den geldi. Garamendi savaşı “bataklık” ve “her açıdan siyasi ve ekonomik felaket” olarak nitelendirince Hegseth bu tür söylemlerin “düşmana propaganda malzemesi sağladığını” ve Kongre içindeki “sorumsuz ve yenilgici söylemlerin” bizzat bir tehdit unsuru olduğunu ileri sürdü.

Etik ve hukuki boyutlar da oturumda belirleyici bir yer tuttu. Hegseth’in daha önce kullandığı “düşmana merhamet yok” ifadesi uluslararası hukuk çerçevesinde savaş suçu kapsamına girebileceği gerekçesiyle yeniden gündeme getirildi. Hegseth geri adım atmayarak ordunun “kazanmak için savaştığını” ve askerlerin en geniş hareket alanına sahip olması gerektiğini savundu. İran’ın Minab kentinde bir okula düzenlenen ve en az yüz yirmi çocuğun hayatını kaybettiği saldırı ise hem etik hem mali boyutuyla sorgulandı. 

Hegseth “soruşturma devam ediyor” yanıtını vererek maliyet üzerinden değerlendirme yapmaktan kaçındı. Hukuki boyut ise oturumda en az konuşulan ama belki de en belirleyici başlık oldu. Normal şartlar altında, 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası gereği Başkan’ın 60 günlük yasal süre içinde Kongre onayı alması gerekiyor. Savaşın iki ayı geride bırakmış olması bu sürenin dolduğu anlamına geliyor. Buna karşın Cumhuriyetçi çoğunluklu Kongre oylama gündemine almıyor. Yasanın fiilen askıya alındığı bu tablo, hukuki bir tartışmanın ötesinde kurumsal dengelerin ne ölçüde işlediğine dair daha yapısal bir soruyu gündeme taşıyor.

Kongre’deki oturum, bütçe görüşmesi olarak başlayıp siyasi hesaplaşmaya döndü. Yönetim cephesinden bakıldığında hem rekor bir savunma bütçesi hem de iki ayını geride bırakan bir savaş, stratejik zorunluluk ve varoluşsal tehdit çerçevesinde sunuldu. Demokratlar cephesinden bakıldığında ise maliyet rakamları muğlak kaldı, yasal denetim mekanizmaları işlevsizleşti ve hesap sorma girişimleri sistematik biçimde geri çevrildi. Hegseth’in sorulara verdiği yanıtlar her iki tarafın kendi tutumunu pekiştirmesine zemin hazırladı. Cumhuriyetçiler için kararlı bir liderlik örneği olan bu performans, Demokratlar için denetimden kaçan bir yürütme refleksinin yansıması olarak değerlendirilebilir. 




You may also like
Beyaz Saray Yemeğinde Suikast Girişimi
May 1, 2026
Trump Almanya’yı Tehdit Etti
May 1, 2026
İsrail-Lübnan Ateşkesi Üç Hafta Uzatıldı
April 24, 2026
  • Recent

    • Panel on Middle East Developments and the Future of Türkiye–Japan...
      April 21, 2026
    • “Strategic Implications of the Iran War” panel...
      March 30, 2026
    • ‘Any Given Sunday’: The clash of nationalism and multiculturalism...
      February 11, 2026
    • America’s Search for a Grand Strategy
      January 2, 2026
    • Türkiye Messages From the Trump-Netanyahu Press Conference
      December 30, 2025
    • A Window of Opportunity in Türkiye-U.S. Relations
      December 19, 2025
    • The End of the American Century? Interdependence, Soft...
      June 9, 2025
    • Trump-Netanyahu Relationship Takes a Turn for the Worse
      May 30, 2025
    • Why Is Trump Bypassing Israel?
      May 30, 2025
    • Israel’s plan to involve the United States in the occupation...
      May 30, 2025

  • Washington Gündemi

    • Hegseth: ABD’ye Asıl Tehdit İran Değil Kongre
      May 1, 2026
    • Beyaz Saray Yemeğinde Suikast Girişimi
      May 1, 2026
    • Trump Almanya'yı Tehdit Etti
      May 1, 2026
    • ABD-İran Arasında Hürmüz Açmazı
      May 1, 2026
    • Palantir’den Tepki Çeken “Manifesto”  
      April 24, 2026
    • Seçim Bölgeleri Üzerinden İktidar Yarışı
      April 24, 2026
    • İsrail-Lübnan Ateşkesi Üç Hafta Uzatıldı
      April 24, 2026
    • İran’la Yeni Anlaşma
      April 24, 2026
    • ABD Ucuz Drone Üretimi İçin Alternatif Arıyor
      April 17, 2026
    • Papa- Trump Kavgası 
      April 17, 2026



Stay Updated


© Copyright 2018-2022 SETA Foundation at Washington DC
Press enter/return to begin your search