Uluslararası Kalkınma Ajansı Elon Musk’ın Hedefinde

Başkan Trump, görevi devraldığı günden itibaren imzaladığı kararnamelerle hem iç hem de dış politika alanında birçok tartışmalı karara imza attı. Bu hafta da ABD’nin küresel ölçekte dış yardımlarını yöneten kamu kurumu ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) federal hükümeti daha etkin hale getirme iddiasındaki Elon Musk’ın hedefindeydi. Federal çalışanların işten çıkarılması, önemli devlet kurumlarının işleyişinin değiştirilmesi ve uluslararası yardımların durdurulması gibi atılan adımlar tepki çekerken, Trump yönetiminin bu süreçte aldığı birçok karar mahkemelik oldu. Alınan kararların arka planında Elon Musk’ın etkisinin olması ise Musk’ın gölge başkan olduğu ve Amerikan siyasetine orantısız etki ettiği yönündeki endişeleri ve eleştirileri artırdı.
Trump’ın başkan adaylığı sürecince federal kurumlarının verimli yönetilemediğine, bütçelerin yanlış amaçlarla kullanıldığına ve federal çalışanların verimsizliğine vurgu yapmıştı. Seçim vaadi olarak federal kurumları düzene sokacağını belirten Trump, göreve geldiği günden itibaren attığı adımlarla vaatlerini yerine getirmeye çalışıyor. İlk görev gününde federal devlet çalışanlarını işten çıkarma süreçlerini kolaylaştıran kararnameye imza atan Trump, Elon Musk liderliğinde Hükümette Verimliliği Artırma (DOGE) ismiyle bir kurum oluşturarak verimliliği artıracağına inandığı politikaları uygulamaya başladı. Bu bağlamda Trump yönetiminin ABD’nin uluslararası yardımlarını düzenleyen kurum olan USAID’yi işleyişini değiştirme ve nihai olarak kapatma kararı yapılan son hamle oldu.
Amerikan hükümetinin yurtdışındaki insani yardım projelerini yürüten kurum olarak faaliyet gösteren USAID, yaklaşık 10.000 çalışanıyla, dünya çapında 60’tan fazla ülkede faaliyet gösteriyor. Dünya genelinde gıda yardımının yanı sıra, küresel sağlık programlarına da önemli katkılar sağlamak amacıyla faaliyet gösteren USAID’in bütçesinin büyük bir kısmı sağlık programlarına ayrılıyor. Yıllık yaklaşık 40 milyar dolar bütçesi olan USAID’nin son yıllarda farklı ülkelerde yürüttüğü projeler tepki çekmişti. Trump yönetimi tarafından yapılan açıklamada kurumun Sırbistan’daki LGBTQ faaliyetleri için 1,5 milyon dolar, Vietnam’da elektrikli araçlar için 2,5 milyon dolar ve Mısır’daki turizm projelerine 6 milyon dolar yatırım yapması eleştirildi. USAID’in Hamas’a bağlı gruplara para aktardığı da iddia edilirken Trump, kurumun “bir grup radikal deli” tarafından yönetildiğini ifade ederek radikal bir değişiklik yapacaklarını açıkladı.
Pazartesi günü açıklama yapan Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise kendisinin USAID’nin Geçici Direktörü olduğunu belirtirken USAID’in Dışişleri Bakanlığı altında devam edeceğini ifade etti. Daha önce USAID’nin Amerikan ulusal çıkarları açısından çok kritik bir kurum olduğunu ifade eden Rubio, kurum çalışanlarının geçiş dönemi itibarıyla Trump yönetimiyle birlikte çalışmaya yanaşmadığını ve bilgi paylaşımına engel olduğunu iddia etti. USAID’nin ABD vergileriyle bütçesini oluşturan bir kurum olarak bağımsız bir kuruluş olmadığını belirten Rubio, kurumun kararlarını alırken Dışişleri Bakanlığı, Ulusal Güvenlik Konseyi ve Başkanlık makamı gibi mercilerle koordineli hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Tartışmalı sürecin ardından USAID’in sosyal medya hesaplarına ve internet sitesine erişim kesilirken kurumun Washington’daki genel merkezinde görev yapan yönetim kadrosu ve personelin büyük bir kısmı izne çıkarıldı. Trump yönetimi, USAID’in personelini büyük ölçüde azaltmayı planlarken Ajans’ın 10.000’den fazla olan çalışan sayısı 290 kişiye indirilecek. USAID’nin farklı bölgelerde yürüttüğü yaklaşık 800 yardım ve sözleşme programı da iptal edildi.
Trump yönetiminin yeni kararına göre USAID çalışanlarının Cuma günü itibarıyla idari izne ayrılması veya işten çıkarılması bekleniyordu. Trump yönetiminin kararı mahkemeye taşınırken küresel yardım anlaşmalarından bu şekilde vazgeçilmesinin anayasaya aykırı olduğunu iddia ediliyor. USAID’in kaldırılması için Kongre’nin onayı gerektiği belirtilirken işten çıkarmalarla ilgili olarak mahkeme geçici olarak yürütmeyi durdurma kararı aldı ve federal çalışanlara 4 günlük ek süre sağladı.
Demokrat Kongre üyeleri, Trump’ın Kongre onayı olmadan USAİD’yi kapatma yetkisine sahip olmadığını belirterek bu hamlelere itiraz etti. Demokratlar Musk’ın Trump’ın onayladığı federal hükümet kurumları ve programlarına yönelik denetimler aracılığıyla hükümetin elindeki hassas bilgilere erişmesini kınadı. Musk’ın etkisi sadece Demokratların değil Cumhuriyetçi isimlerin de tepkisini çekiyor. Musk’ın özel sektör deneyimini bürokrasiye taşımaya yönelik çabaları ve hızlı aksiyon alarak hamleler yapmasının Amerikan kurumlarına zarar verebileceğine dair eleştiriler öne çıkıyor.
Elon Musk’ın yönettiği DOGE’un USAID ile ilgili yaptığı gözlemler ve çıkarımlar, bu kararda önemli bir etki yarattı. Başkanlık seçim sürecinden itibaren aktif olarak siyasete dâhil olan ve Trump’a desteğiyle dikkat çeken Musk’ın artan etkisi endişeyle karşılanıyor. Teknoloji devlerinin Trump hükümetinde daha fazla alan bulacağına yönelik çıkarımlar yapılırken, Musk’ın “gölge başkan” olarak çalıştığına dair iddialar da artmaya başladı. Son yapılan kamuoyu araştırmalarına göre, Amerikalıların %51’i Musk’ın yürüttüğü politikaları desteklemediğini belirtirken, Economist tarafından yapılan bir başka araştırmada Musk’ın onay oranı %43 olumlu ve %49 olumsuz olarak ölçüldü.
USAID’in kapatılmasının veya işlevinin değiştirilerek bütçesinin azaltılmasının küresel ölçekte etkileri olabilir. USAID bağlamında yapılacak değişimler dünya çapında pek çok insani yardım programında ciddi kesintilere yol açabilir.. Ani bir şekilde alınan bu kritik kararın ulusal güvenlik riski doğurabileceği yönündeki eleştiriler artarken devam eden projelerin yarım kalması ve ABD’nin insani yardımlarının kesilmesi, Amerika’nın uluslararası imajına da zarar verebilir.
Trump yönetiminin dış yardımları kesme ve Amerikalıların vergilerini sadece Amerikalılar için kullanma stratejisi, şimdiye kadar atılan adımlar ve Elon Musk’ın girişimlerinde bir tutarlılık gösterse de, ABD’nin İsrail’e verdiği desteği sürdürmesi önemli bir çelişkiyi ortaya koyuyor. Salı günü Trump’ın, Netanyahu ile görüşmesinde ve İsrail’e verilen desteğin artırılacağından bahsetmesi, Trump’ın yeni dönemdeki İsrail politikalarının, kesilen bütçelerin arkasında sadece ekonomik kaygıların değil, ideolojik saiklerin de etkili olduğunu gösteriyor.