• Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact
  • info@setadc.org
    202-223-9885
    1025 Connecticut Ave NW
    Suite 410
    Washington, DC 20036
  • Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact

İran Savaşı Transatlantik İttifakı Zorluyor

SETA DC Posted On April 3, 2026
0


ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş, yalnızca Orta Doğu’daki güç dengesini değil, Washington’ın geleneksel müttefikleriyle ilişkilerini de sarsmaya başladı. Trump yönetimi savaşın ilk günlerinden itibaren Avrupa ülkelerinden daha fazla siyasi ve askeri destek beklerken son haftalarda ortaya çıkan tablo bunun tersine işaret ediyor. İngiltere ve Fransa doğrudan askeri angajmandan kaçınırken, bazı Avrupa ülkeleri de ABD’nin askeri uçuş ve lojistik taleplerine sınırlama getirmesi savaşın yalnızca İran cephesinde değil, Batı ittifakının kendi içinde de yeni bir kırılma yarattığını gösteriyor. Trump’ın NATO’yu hedef alan sözleri, Batı ittifakındaki çatlakları büyütüyor.

İngiltere ve Fransa’nın son haftalardaki yaklaşımı, Batı içindeki ayrışmayı net bir şekilde ortaya çıkardı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Hürmüz Boğazı’nın askeri güç kullanılarak açılmasının gerçekçi olmadığını söylerken çözümün diplomatik zeminde aranması gerektiğine vurgu yaptı. Macron’un açıklaması Paris’in İran’a karşı baskı kurulmasına bütünüyle karşı olduğu anlamına gelmese de Fransa, Trump’ın savaş mantığını ve çatışmayı genişletme eğilimini paylaşmadığını net biçimde gösteriyor. İngiltere de benzer biçimde daha temkinli bir çizgi izliyor. Starmer yönetimi, ABD’nin askeri beklentilerine doğrudan katılmak yerine, 35’ten fazla ülkenin yer aldığı diplomatik temaslarla Hürmüz krizine siyasi çözüm arayışını öne çıkardı. ABD’nin bu girişimin dışında kalması, Londra’nın Washington’la birlikte hareket etmek yerine daha sınırlı ve kontrollü bir rol tercih ettiğini gösteriyor.

İttifak içindeki anlaşmazlığın en dikkat çekici göstergelerinden biri, bazı Avrupa ülkelerinin ABD’nin askeri hareket alanını sınırlayan kararları oldu. Avusturya, tarafsızlık yasasını gerekçe göstererek ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarla bağlantılı hava sahası kullanım talebini reddetti. İtalya’nın da Sicilya’daki bazı imkanların İran bağlantılı operasyonlarda kullanılmasına onay vermemesi de Avrupa’da bu savaşın otomatik bir müttefiklik yükümlülüğü olarak görülmediğini ortaya koydu. Bu tür kararlar hukuki ve teknik gerekçelere dayandırılsa da siyasi açıdan verdikleri mesaj daha önemli. Avrupa başkentleri, Washington’ın başlattığı bir savaşa doğrudan ortak olmanın kendi çıkarlarına hizmet etmeyeceğini düşünüyor. Bu durum, NATO içindeki dayanışmanın artık her krizde aynı ölçüde ve aynı hızda işlemediğini açık biçimde gösteriyor.

Bu sınırlı destek karşısında Trump’ın söylemleri daha da sertleşti. Son günlerde NATO müttefiklerini açık biçimde eleştiren Trump, Avrupa ülkelerinin ABD’nin yükünü paylaşmadığını savundu ve hatta NATO’dan çekilmeyi değerlendirdiğini söyledi. Trump uzun süredir NATO’yu mali yük, yetersiz bağlılık ve adaletsiz savunma paylaşımı çerçevesinde eleştiriyordu. Ancak İran savaşı bu tartışmayı çok daha hassas bir zemine taşıdı. Çünkü artık mesele yalnızca savunma harcamaları değil, aktif bir savaş ortamında müttefiklerin ABD’nin yanında durup durmaması haline geldi. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin gelecek hafta yapacağı Washington ziyareti, ittifakın siyasi geleceğinin ele alınacağı bir kriz toplantısı niteliği taşıyor. Trump’ın NATO’yu bir stratejik topluluk olarak değil, koşullu destek veren pazarlıklı bir yapı olarak görmesi, Avrupa’da ABD’nin güvenilirliği konusundaki kuşkuları daha da artırıyor.

Yaşanan gerilim sadece İran konusuyla ilgili anlaşmazlıklardan ibaret değil. Daha derindeki mesele, Trump’ın müttefiklik anlayışıyla Avrupa’nın güvenlik yaklaşımı arasındaki farktan kaynaklanıyor. Trump yönetimi, ABD’nin askeri baskı uyguladığı dosyalarda müttefiklerden hızlı ve risk paylaşan destek bekliyor. Avrupa ise İran’la doğrudan savaşa sürüklenmenin enerji arzı, iç siyaset, ekonomik istikrar ve uluslararası hukuk açısından ağır sonuçlar doğuracağının farkında. Bu nedenle Avrupalı ülkeler Washington’ın savaş çizgisine tam olarak eklemlenmek yerine, çatışmanın yayılmasını sınırlayacak diplomatik kanalları canlı tutmaya çalışıyor. İngiltere’nin ABD’yi dışarda bırakan çok taraflı bir masa kurmaya yönelmesi ve Fransa’nın askeri çözüm fikrine açıkça karşı çıkması, bunun yalnızca bir yaklaşım farkı olmadığını gösteriyor.  

İran savaşı, Avrupa’da uzun süredir konuşulan stratejik özerklik tartışmalarını da yeniden hızlandırdı. Trump’ın NATO’ya yönelik sürekli eleştirileri ve müttefikleri kamuoyu önünde baskı altına alma yöntemi, Avrupa başkentlerinde ABD’ye güvenin daha da aşınmasına neden oluyor. İngiltere Başbakanı Starmer’ın İran savaşı bağlamında Avrupa Birliği ile daha yakın güvenlik işbirliği çağrısı yapması bu açıdan dikkat çekici. Bu söylem, yalnızca Brexit sonrası teknik bir yeniden yakınlaşma arayışını değil, aynı zamanda Avrupa’nın Washington’dan bağımsız hareket edebilme kapasitesini güçlendirme ihtiyacını da yansıtıyor. İran savaşı sürdükçe ve Trump ittifak ilişkilerini daha sert bir pazarlık diliyle tanımladıkça, Avrupa’da ABD’ye bağımlılığı azaltma yönündeki siyasi irade daha da güçlenebilir.

Bu gelişmeler, Batı ittifakının tamamen çözüldüğü anlamına gelmiyor. ABD ile Avrupa arasında Ukrayna, enerji güvenliği ve savunma sanayii gibi alanlarda güçlü bağlar sürüyor. Ancak İran savaşı, ortak tehdit algısının artık otomatik biçimde ortak eylem üretmediğini gösterdi. Washington bir savaşı başlattığında, müttefiklerin hızla yanında yer alacağı varsayımı giderek zayıflıyor. Trump’ın NATO’ya yönelik sürekli eleştirileri de bu güvensizliği derinleştiriyor. Böylece savaş, yalnızca İran’ın geleceğini değil, ABD’nin Batı içindeki liderliğinin niteliğini de tartışmaya açıyor.   

ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş, yalnızca Orta Doğu’daki güç mücadelesini değil, Batı ittifakının iç dengesini ve geleceğini de yeniden tartışmaya açmış görünüyor. Avrupa ülkeleri İran’a karşı eleştirel bir çizgiyi korusalar da Trump’ın istediği ölçüde ve biçimde bu savaşa ortak olmaya yanaşmıyor. Fransa ve İngiltere’nin temkinli tutumu, bazı ülkelerin askeri erişim taleplerine koyduğu sınırlamalar ve NATO üzerindeki artan baskı, transatlantik ilişkilerde artık otomatik dayanışma döneminin zayıfladığını gösteriyor. Ortaya çıkan tablo, geçici bir görüş ayrılığından daha fazlasına işaret ederken Batı’nın bundan sonra ortak krizlere nasıl karşılık vereceği giderek daha da belirsiz hale geliyor. İran savaşı uzadıkça ABD’nin müttefikleri üzerindeki liderliğinin daha fazla sorgulanır hale gelmesi bekleniyor.




You may also like
Hegseth Cumhuriyetçilerin Hedefinde
September 4, 2026
Seçim Gündemi: Veri Merkezleri
September 4, 2026
İran Savaşı Yeniden Tırmanıyor
September 4, 2026
  • Recent

    • Allies in Ankara: Beyond the Post-Cold War Order, Navigating...
      July 15, 2026
    • Allies in Ankara: Türkiye’s Security Vision and Role...
      July 15, 2026
    • Ankara Summit: Türkiye's strategic weight in NATO's...
      July 9, 2026
    • The Iran dilemma between war and diplomacy
      June 13, 2026
    • Trump, caught between hawks and pragmatism in Iran...
      May 29, 2026
    • Panel on Middle East Developments and the Future of Türkiye–Japan...
      April 21, 2026
    • “Strategic Implications of the Iran War” panel...
      March 30, 2026
    • ‘Any Given Sunday’: The clash of nationalism and multiculturalism...
      February 11, 2026
    • America’s Search for a Grand Strategy
      January 2, 2026
    • Türkiye Messages From the Trump-Netanyahu Press Conference
      December 30, 2025

  • Washington Gündemi

    • Hegseth Cumhuriyetçilerin Hedefinde
      September 4, 2026
    • Seçim Gündemi: Veri Merkezleri
      September 4, 2026
    • Trump Ukrayna’nın Faturasını Avrupa’ya Çıkarıyor
      September 4, 2026
    • İran Savaşı Yeniden Tırmanıyor
      September 4, 2026
    • Ön Seçimlerin Galibi Trump 
      August 28, 2026
    • Meta'dan 17 Milyar Dolarlık Uzlaşı
      August 28, 2026
    • Washington’dan İsrail’e Gazze Baskısı
      August 28, 2026
    • Hürmüz’de Yeni Denklem
      August 28, 2026
    • Ekonomi Alarm Veriyor
      August 21, 2026
    • Kongre Ön Seçimlerinde Son Viraj
      August 21, 2026



Stay Updated


© Copyright 2018-2022 SETA Foundation at Washington DC
Press enter/return to begin your search