• Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact
  • info@setadc.org
    202-223-9885
    1025 Connecticut Ave NW
    Suite 410
    Washington, DC 20036
  • Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact

Ukrayna Krizi Amerika’da Kutuplaşmayı Besliyor

SETA Foundation Posted On February 25, 2022
0


Tüm dünya Ukrayna kriziyle meşgulken Amerikan kamuoyundaki iç siyaset tartışmaları da bundan nasibini almaya devam ediyor. ABD Senatosu oy birliğiyle Ukrayna’ya destek için Rusya’yı kınama açıklaması yaptı. Bu hafta tatilde olan Senato’nun çoğunluk lideri Chuck Schumer Ukrayna krizi hakkında tüm senatörler için brifing talep etti. İç kamuoyundaki Ukrayna tartışmalarını alevlendiren isim ise eski Başkan Donald Trump oldu. Trump işgalin başlamasından yalnızca 24 saat sonra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i bir ‘deha’ olarak tanımladı ve çok küçük bir maliyetle bir ülkeyi ele geçirdiğini söyledi. 

Trump kendisi yönetimde olsaydı Putin’in böyle bir saldırıyı gerçekleştiremeyeceğini savundu. Salı günü muhafazakar bir radyo kanalında konuşan Trump’ın bu açıklamaları, önümüzdeki başkanlık seçimlerini kazanması durumunda, NATO’nun geleceğinin nasıl olacağına dair endişeleri epey arttırmış gibi gözüküyor. Putin’i övmekle yetinmeyen Trump kendinden beklenen şekilde Sleepy (Uykucu) lakabını taktığı Biden’ı zayıf olarak nitelendirdi ve Putin’i caydırmak için yeterince şey yapmadığını söyledi. Putin’in ‘barış gücü’ metoduna methiyeler dizen Trump daha da ileri giderek ABD’nin bu yöntemi güney sınırında kullanabileceğini ileri sürdü. 

Temsilciler Meclisi’ndeki Trump’a en sadık isimlerden Elise Stefanik ise Ukrayna saldırısının ardından paylaştığı açıklamada Rusya’dan ziyade mevcut yönetimi kınadı. ‘Zayıf ve beceriksiz bir ABD Başkanı ve Başkomutan ile geçen sadece bir yılın ardından, dünya artık daha az güvenli. Güç yoluyla korunan barıştan ziyade, Joe Biden’ın zayıflık üzerinden savaş üreten dış politikasına tanık oluyoruz’ diyen Stefanik, Biden’ın Afganistan’dan çekilme skandalını da hatırlattı.

Ukrayna’nın işgalini Trump’ın tam aksi bir yönden ele alan ve Trump’ı eleştiren siyasilerden biri de Bağımsız Senatör Bernie Sanders oldu. Sanders, Putin’in ölüm saçan işgalinin Trump tarafından övülmesinin şaşırtıcı olmadığını, Rusya liderinin Trump’ın tam da olmak isteyeceği bir lider olduğunu ve çok az Cumhuriyetçinin bunu dile getirme cesaretinin olmasının endişe verici olduğunu ifade etti. Sanders işgalin başlamasının hemen ertesi günü yaptığı açıklamada Rusya’nın müdahalesini ‘uluslararası hukukun hiçbir koşulda savunulamaz bir ihlali’ olarak nitelemişti. 

Ukrayna krizinin iç politika yankılarından bir diğeri ise ülkede artan benzin fiyatları oldu. Kongre’deki Demokratlar, Beyaz Saray’a ilettikleri mektupta, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının ardından yükselen benzin fiyatlarının etkisini azaltmak için Beyaz Saray’ı yeni adımlar atmaya çağırdı. İstikrarsız enerji piyasasının Amerikan halkı üzerindeki olumsuz etkilerini azaltma sözü veren Biden’ın işi ise hiç kolay gözükmüyor. Ukrayna kriziyle yükselen benzin fiyatlarının galon başına 4 doları bulabileceği tahmin ediliyor. JPMorgan Yatırım Bankacılığı firması, dünyanın ikinci en büyük petrol üreticisi olan Rusya’nın petrol akışındaki herhangi bir kesinti olması durumunda petrol fiyatlarının kolayca 120 dolara yükselebileceğini tahmin ediyor. Biden’ın Amerikan halkının mağduriyetini gidermek için koordineli olarak yürütüldüğünü söylediği plan kapsamında ülkedeki acil durum rezervlerinden daha fazla petrol çıkarılması öngörülüyor.

Ukrayna krizine ilişkin Cumhuriyetçi Parti’deki ayrılıklar, tarihsel olarak ABD’nin partiler üstü bir şekilde politika geliştirdiği Rusya meselesininin bu sefer, iç politikadaki kutuplaşma ve bölünmelerden nasıl etkilendiğini gösteren gelişmelerden biri oldu. Trump tarzında izolasyonist politikaları savunanlarla şahin kanadın karşı karşıya geldiği krizde, ulusal güvenlik ile enflasyon önceliği çatışması Trump’a sadık taban ve geleneksel parti elitleri arasındaki mücadeleyi gösteriyor. Cumhuriyetçi ve Demokratların neredeyse tüm krizlerde ortak tavrı benimsediği Rusya meselesi bugün ABD’de tarafları birleştirmek bir yana partilerin içindeki çatlakları derinleştiriyor.




  • Recent

    • Allies in Ankara: Beyond the Post-Cold War Order, Navigating...
      July 15, 2026
    • Allies in Ankara: Türkiye’s Security Vision and Role...
      July 15, 2026
    • Panel on Middle East Developments and the Future of Türkiye–Japan...
      April 21, 2026
    • “Strategic Implications of the Iran War” panel...
      March 30, 2026
    • ‘Any Given Sunday’: The clash of nationalism and multiculturalism...
      February 11, 2026
    • America’s Search for a Grand Strategy
      January 2, 2026
    • Türkiye Messages From the Trump-Netanyahu Press Conference
      December 30, 2025
    • A Window of Opportunity in Türkiye-U.S. Relations
      December 19, 2025
    • The End of the American Century? Interdependence, Soft...
      June 9, 2025
    • Trump-Netanyahu Relationship Takes a Turn for the Worse
      May 30, 2025

  • Washington Gündemi

    • Vance İsrail'i Hedef Aldı
      July 17, 2026
    • Amerikan Siyasetinden Lindsey Graham Geçti
      July 17, 2026
    • ABD’den Ukrayna'ya Patriot Desteği
      July 17, 2026
    • Hürmüz Boğazı’nda Yeniden Savaş Sesleri 
      July 17, 2026
    • FIFA’dan Skandal Karar
      July 10, 2026
    • Demokrat Parti’de Aday Krizi 
      July 10, 2026
    • İran’la Ateşkes Sona Erdi
      July 10, 2026
    • NATO Ankara’da Yeni Denge Arayışında
      July 10, 2026
    • Yapay Zeka İhracat Kısıtlaması Kaldırıldı
      July 3, 2026
    • Anayasa Mahkemesi'nden Trump'a Karşı Kritik Hamle
      July 3, 2026



Stay Updated


© Copyright 2018-2022 SETA Foundation at Washington DC
Press enter/return to begin your search