• Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact
  • info@setadc.org
    202-223-9885
    1025 Connecticut Ave NW
    Suite 410
    Washington, DC 20036
  • Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact

Vance İsrail’i Hedef Aldı

SETA DC Posted On July 17, 2026
0


ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in bir podcast yayıncısıyla gerçekleştirdiği üç saatlik röportaj, birçok açıdan Amerikan kamuoyunun gündemine oturdu. Röportajın en dikkat çeken başlıklarından birini tartışmalı Epstein dosyası hakkındaki açıklamalar oluşturdu. Vance, Epstein’ın Mossad ya da CIA ajanı olabileceğini açıkça ifade etti. Bunun yanı sıra İsrailli bazı yetkililerin Amerikan kamuoyunu etkilemek için aktif biçimde çalıştığını öne sürdü. Son dönemde İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ve İran savaşının da etkisiyle Amerikan kamuoyunda artan İsrail karşıtlığı Vance’in açıklamarıyla birlikte siyaset gündemindeki yerini korumaya devam ediyor.

Vance, Epstein’ın İsrail ya da ABD istihbarat birimleriyle bağını kanıtlayan herhangi bir belge olmadığını belirtse de mevcut verilerden bu yönde bir çıkarım yaptığını söyledi. Trump’ın göreve gelmesiyle birlikte seçim vaadi olarak sunduğu Epstein dosyalarının kamuoyuyla paylaşılma süreci geçtiğimiz yıl ciddi tepkilere yol açmış ve sürecin sonunda Adalet Bakanı Pam Bondi görevinden ayrılmıştı. Belirli aralıklarla açıklanan toplamda 3,5 milyon belgenin hiçbirinde Epstein’ın herhangi bir istihbarat kuruluşuyla doğrudan çalıştığına dair bir bilgi yer almıyor. Buna karşılık 2020 tarihli bir FBI notu, bir kaynağın Epstein’ı “Mossad için eğitilmiş bir ajan” olarak tanımladığını aktarıyor. Kamuoyuna açılan dosyalar aynı zamanda Epstein’ın eski İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak ve Mossad eski çalışanı Yoni Koren ile uzun süreli e-posta yazışmaları yaptığını, Koren’in 2012’deki kanser tedavisinin Epstein tarafından finanse edildiğini de ortaya koyuyor.

Röportajın bir diğer dikkat çeken bölümü Pam Bondi’nin Adalet Bakanlığı’ndaki sürecine ilişkin eleştirler içermesiydi. Vance, Bondi’nin Epstein’ın müşteri listesinin ellerinde olduğunu söylemesinin asılsız çıkmasını ve medya kuruluşlarına Epstein dosyaları adı altında dağıtılan içeriklerin zaten kamuoyunca bilinen konulardan oluşmasını ciddi bir iletişim hatası olarak nitelendirdi. Sürecin iletişim yönetimi konusunda çok büyük hatalar yaptıklarını kabul eden Vance, daha hassas davranmaları gerektiğini de açıkça ifade ederek öz eleştirisini ortaya koydu.Vance’in bu açıklamaları kritik önem taşıyor. Epstein bağlantılarına dair spekülasyonlar yıllardır kamuoyunda yer bulsa da mevcut başkan yardımcısının İsrail istihbaratını bu bağlamda doğrudan anması son derece alışılmadık bir durum olarak dikkat çekiyor. 

Vance, röportajda ayrıca İsrail hükümetinin bazı üyelerini İran savaşını sürdürmek amacıyla Amerikan kamuoyunu manipüle etmeye çalışmakla suçladı. İsrail hükümeti içinde güvendiği isimler bulunduğunu belirtirken bazı kişilerin “iyi finanse edilmiş ve rafine bir kampanya” yürüttüğünü iddia etti. Bu kampanyanın hedefinin ABD’nin İran ile sürdürdüğü müzakere sürecini rayından çıkarmak olduğunu ve buna dair somut kanıtların mevcut olduğunu da vurguladı. Bu açıklama Vance’in İsrail’e yönelik son dönemdeki sert söylemler serisinin yeni bir halkasını oluşturuyor. Haziran ayında Vance, ABD’nin İran ile uzattığı ateşkes anlaşmasını eleştiren İsrailli siyasetçilere “dünyanın herhangi bir yerinde sahip olduğunuz tek güçlü müttefikinize saldırmayın” uyarısında bulunmuştu.

Bu söylemin arka planında ABD ile İran arasında Haziran ayında imzalanan Mutabakat Muhtırası yatıyor. ABD bu mutabakat metnini hem ateşkesi sürdürmek hem de İran’ın nükleer programına dair müzakereler başlatmak için bir çerçeve olarak sunmuştu. İsrail ise İran’ın nükleer kapasitesinin tamamen tasfiye edilmesini ve rejim değişikliğini talep etmişti. Vance’in açıklamaları bu uyuşmazlığın artık kapalı kapılar ardında değil kamuoyu önünde tartışılmaya başlandığını gösteriyor. 

Vance’in bu açıklamalarının zamanlaması ve platform tercihi de ayrı bir anlam taşıyor. Muhafazakar Cumhuriyetçi gençler arasında güçlü bir dinleyici kitlesine sahip olan Joe Rogan’ın podcast kanalına konuk olması, Vance’in bilinçli bir stratejik tercih yaptığını gösteriyor. Nitekim röportaj yayınlandıktan sonraki yirmi dört saat içinde bir milyonun üzerinde izlenerek geniş bir kitleye ulaştı. 2028 başkanlık yarışında Cumhuriyetçilerin öne çıkan adaylarından biri olarak görülen Vance geçtiğimiz aylarda da suikast sonucu hayatını kaybeden Charlie Kirk tarafından kurulan ve genç muhafazakarları örgütleyen Turning Point USA’nın konferansına katılmış ve bu platformda 2028 seçimleri için Cumhuriyetçi aday olarak öne çıkarılmıştı. Tüm bu tablo, Vance’in muhafazakar Cumhuriyetçi tabanını sağlamlaştırmaya çalıştığını gösteriyor.

Vance’in İsrail’e yönelik son açıklamaları, Cumhuriyetçi Parti içindeki Yahudi seçmen ve bağışçılar arasında ise ciddi bir rahatsızlık yaratırken 2028 başkanlık yarışı üzerine spekülasyonları da hızlandırdı. İsrail’e yakın lobi çevreleri Vance’e duyulan güvenin sarsıldığını açıkça ifade ederken Dışişleri Bakanı Marco Rubio bu boşluğu doldurmak için en güçlü aday olarak öne çıkıyor. Rubio’nun bu kesim nezdinde güç kazanmasının ardında İsrail’e koşulsuz desteği ve İran’a yönelik sert tutumu yatıyor. Yakın zamanda Biden yönetiminin Batı Şeria’daki aşırılıkçı İsrailli yerleşimci gruplarına uyguladığı kısıtlamaları kaldırmaya hazır olduğunu söyleyen Rubio, ayrıca Netanyahu dahil İsrailli liderler hakkında tutuklama kararları çıkaran Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni doğrudan hedef alacağını da açıkladı. Vance muhafazakar Cumhuriyetçi tabanını konsolide etmek için çalışmaya devam etse de İsrail’e yakın lobi gruplarının Rubio etrafında örgütlenerek Vance’e karşı açık bir kampanya yürütmesi, 2028 yarışındaki dengeleri değiştirebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Tüm bu gelişmeler bir arada değerlendirildiğinde Vance’in bu röportajı yalnızca güncel bir açıklama değil, çok katmanlı bir siyasi hesaplaşma olarak okunabilir. Epstein iddialarından İsrail’e yönelik suçlamalara, Trump yönetiminin iletişim hatalarına yönelik öz eleştiriden İran müzakerelerinin savunusuna uzanan bu üç saatlik konuşma, Vance’in 2028’e yönelik planlamasının ipuçlarını da barındırıyor. Vance bir yandan muhafazakar tabanı İran savaşı konusunda yanına çekmeye çalışırken öte yandan İsrail’e yakın lobi çevreleri ise Rubio etrafında örgütlenmeyi planlıyor. 




You may also like
Amerikan Siyasetinden Lindsey Graham Geçti
July 17, 2026
ABD’den Ukrayna’ya Patriot Desteği
July 17, 2026
Hürmüz Boğazı’nda Yeniden Savaş Sesleri 
July 17, 2026
  • Recent

    • Allies in Ankara: Beyond the Post-Cold War Order, Navigating...
      July 15, 2026
    • Allies in Ankara: Türkiye’s Security Vision and Role...
      July 15, 2026
    • Panel on Middle East Developments and the Future of Türkiye–Japan...
      April 21, 2026
    • “Strategic Implications of the Iran War” panel...
      March 30, 2026
    • ‘Any Given Sunday’: The clash of nationalism and multiculturalism...
      February 11, 2026
    • America’s Search for a Grand Strategy
      January 2, 2026
    • Türkiye Messages From the Trump-Netanyahu Press Conference
      December 30, 2025
    • A Window of Opportunity in Türkiye-U.S. Relations
      December 19, 2025
    • The End of the American Century? Interdependence, Soft...
      June 9, 2025
    • Trump-Netanyahu Relationship Takes a Turn for the Worse
      May 30, 2025

  • Washington Gündemi

    • Vance İsrail'i Hedef Aldı
      July 17, 2026
    • Amerikan Siyasetinden Lindsey Graham Geçti
      July 17, 2026
    • ABD’den Ukrayna'ya Patriot Desteği
      July 17, 2026
    • Hürmüz Boğazı’nda Yeniden Savaş Sesleri 
      July 17, 2026
    • FIFA’dan Skandal Karar
      July 10, 2026
    • Demokrat Parti’de Aday Krizi 
      July 10, 2026
    • İran’la Ateşkes Sona Erdi
      July 10, 2026
    • NATO Ankara’da Yeni Denge Arayışında
      July 10, 2026
    • Yapay Zeka İhracat Kısıtlaması Kaldırıldı
      July 3, 2026
    • Anayasa Mahkemesi'nden Trump'a Karşı Kritik Hamle
      July 3, 2026



Stay Updated


© Copyright 2018-2022 SETA Foundation at Washington DC
Press enter/return to begin your search