Rusya’ya Yeni Yaptırım Hamlesi
ABD Senatosu, Rusya’nın enerji gelirlerini ve bu gelirlerin sürmesini sağlayan üçüncü ülkeleri hedef alan kapsamlı yaptırım tasarısını 11’e karşı 86 oyla kabul etti. Uzun süredir Kongrede bekleyen düzenleme, Trump yönetiminin Ukrayna politikasında önemli bir değişime işaret ediyor. Washington şimdiye kadar Moskova’yla müzakere alanını korumak amacıyla yeni yaptırımları büyük ölçüde Beyaz Saray’ın kontrolünde tutmuştu. Yeni tasarı ise Rusya’ya ekonomik baskıyı artırırken Trump’a Çin ve Hindistan dâhil Rus enerjisinin büyük alıcılarına yönelik geniş tarife yetkileri vermeyi amaçlıyor.
Düzenleme Putin’i, üst düzey Rus siyasî ve askerî yetkililerini, finans kuruluşlarını ve yeni enerji projelerini yaptırım kapsamına alıyor. Yabancı bayrak altında çalışan eski tankerler ile mülkiyet ve yük bilgilerini gizleyen “gölge filo” da hedefler arasında bulunuyor. Moskova, mevcut Batı yaptırımlarına rağmen bu gemiler üzerinden petrol ihraç ederek savaş bütçesinin temel gelir kaynağını korumaya çalışıyor. Senatodaki yaklaşım, yalnızca Rus şirketlerine yaptırım uygulamak yerine petrolün taşınmasını, sigortalanmasını, ödenmesini ve üçüncü ülkelere satılmasını sağlayan bütün ticari zinciri baskı altına almayı amaçlıyor.
Tasarı, Rus petrolü veya doğal gazının en büyük beş alıcısından gelen ürünlere yüzde 100’e kadar tarife uygulanmasına imkân veriyor. Çin ve Hindistan düzenlemenin başlıca muhtemel hedefleri olarak öne çıkarken bazı Avrupa ve Asya ülkeleri de ithalat oranlarına göre kapsam içine girebilir. Rus gazının toplam ithalatındaki payı yüzde 15’in altında kalan ve bu bağımlılığı azaltmak için adım atan ülkelere istisna tanınabilecek. Washington böylece Moskova’yı doğrudan cezalandırmanın ötesine geçerek diğer ülkelere Rus enerjisi ile Amerikan pazarına erişim arasında tercih yaptırmayı hedefliyor.
Beyaz Saray tasarıyı desteklerken tarife yetkisinin korunması için Senatoya doğrudan müdahalede bulundu. Trump yönetimi, tarifelerin Rusya’yı barış koşullarını kabul etmeye zorlamak için gerekli bir pazarlık aracı olduğunu savundu. Metin aynı zamanda başkana ulusal çıkar gerekçesiyle belirli yaptırımları askıya alma ve barış anlaşması sağlanması durumunda kaldırma yetkisi veriyor. Bu esneklik Trump’ın Moskova ve Rus enerjisi alıcılarıyla yapılacak görüşmelerde yaptırım tehdidini kullanabilmesini sağlayabilir. Ancak aynı yetki, Kongrenin sert ekonomik önlemlerinin Beyaz Saray tarafından seçici veya gecikmeli uygulanması ihtimalini de gündemde tutuyor.
Ukrayna yönetimi Senato kararını, Moskova üzerindeki baskıyı güçlendiren önemli ve zamanında bir adım olarak karşıladı. Zelenski’nin oylamadan önce Washington’da iki partiden senatörlerle görüşmesi, Kiev’in Amerikan askerî yardımındaki belirsizliği ekonomik yaptırımlarla dengelemeye çalıştığını gösteriyor. Avrupa Birliği yönetimi de Rusya’nın savaş gelirlerini azaltacak düzenlemeye destek verdi. Kiev açısından yaptırımların önemi yalnızca Rus ekonomisini zayıflatması değil; Washington’ın Ukrayna savaşını İran krizi ve diğer dış politika dosyaları arasında geri plana bırakmadığını göstermesi. Bununla birlikte ekonomik baskının savaş alanındaki acil hava savunma ve mühimmat ihtiyacının yerine geçmesi mümkün görünmüyor.
Senatörler, yeni tasarı ilerlerken Trump yönetimini mevcut yaptırımların delinmesine yardımcı olan bankalar, şirketler ve aracı ağlara karşı yeterince harekete geçmemekle de eleştirdi. Rusya, paravan şirketler, kripto para işlemleri, Çin yuanı üzerinden ödemeler ve Orta Asya ile Körfez ülkelerindeki ticari ağlar sayesinde Batı finans sisteminin dışında alternatif kanallar oluşturuyor. Bu nedenle yeni yaptırımların etkisi, yalnızca yüksek tarife oranlarına değil, tankerlerin, bankaların ve üçüncü ülkelerdeki alıcıların ne ölçüde izlenebileceğine bağlı olacak. Uygulama zayıf kalırsa Moskova artan işlem maliyetlerine rağmen enerji gelirlerini korumaya devam edebilir.
Tasarının geçmesi durumunda Trump yönetiminin en çok Çin ve Hindistan’ı Rus enerjisi alımını azaltmaya ikna etmekte zorlanacağı belirtiliyor. Özellikle Hindistan’ın Rus petrolüne bağımlılığı, İran savaşı nedeniyle Orta Doğu’dan yapılan sevkiyatların aksamasıyla daha da artmış durumda. Rusya’nın Hindistan’ın ham petrol ithalatındaki payı temmuz ayında yüzde 50’yi aşmıştı. Yeni Delhi, ucuz ve kesintisiz enerji tedarikini ekonomik güvenliğinin bir parçası olarak görürken Pekin de Amerikan yaptırımlarına boyun eğmek istemiyor. Bu nedenle yüzde 100’e varabilecek tarifeler, iki ülkeyi Rus petrolünden hızla uzaklaştırmak yerine Washington’la yeni ticaret anlaşmazlıklarına ve alternatif ödeme sistemlerine yöneltebilir. Yaptırımların başarısı, Beyaz Saray’ın baskıyı enerji piyasasında yeni bir krize yol açmadan uygulayıp uygulayamayacağına bağlı görünüyor.
Tasarı yasalaşır ve etkili biçimde uygulanırsa Rus petrolüne olan talebi azaltarak Moskova’yı daha büyük indirimlerle satış yapmaya zorlaması bekleniyor. Tasarı ayrıca taşıma, sigorta ve ödeme maliyetlerini yükselterek Rusya’nın savaş bütçesini daraltmayı hedefliyor. Önceki dönemde Biden yönetimi Rusya’ya geniş yaptırımlar uygulamış, ancak Çin ve Hindistan gibi alıcıları doğrudan cezalandırmak yerine petrol fiyatı tavanını tercih etmişti. Bunun temel nedeni, Rus petrolünü dünya piyasasından tamamen çekmenin küresel fiyatları ve ABD’deki enflasyonu artırabileceği endişesiydi. Amaç petrol akışını sürdürürken Rusya’nın her varilden elde ettiği geliri azaltmaktı. Yeni tasarının şimdi gündeme gelmesi ise bu politikanın gölge filo ve alternatif ödeme ağları nedeniyle zamanla etkisini kaybetmesi, savaşın uzaması ve Trump’ın Moskova’yla yürüttüğü görüşmelerin sonuç vermemesiyle bağlantılı görünüyor. Kongre böylece yalnızca Rusya’yı değil, enerji ticaretini sürdüren üçüncü ülkeleri de baskı altına alacak daha sert bir yönteme yöneliyor.
Senatodaki güçlü destek, Washington’ın bir yandan Moskova’yla müzakere kapısını açık tutarken diğer yandan ekonomik baskının kapsamını genişletmeye hazırlandığını gösteriyor. Ancak tasarının Rusya’nın savaş gelirlerini azaltması, Temsilciler Meclisinden geçmesinin yanı sıra Trump yönetiminin tarifeleri kararlı ve tutarlı biçimde uygulamasına bağlı olacak. Çin ve Hindistan’ın Rus enerjisinden kısa sürede vazgeçmemesi, yaptırımları geniş çaplı bir ticaret ve diplomasi sorununa dönüştürebilir. Bu nedenle düzenleme Kremlin üzerinde önemli bir baskı aracı oluşturabilir; fakat enerji piyasalarında yeni dalgalanmalara yol açmadan Moskova’nın gelirlerini kalıcı biçimde sınırlayıp sınırlayamayacağı henüz belirsiz görünüyor.



















