Ukrayna Politikası Değişiyor
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’nin 28 Temmuz’da Beyaz Saray’da Başkan Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşme, son aylarda İran krizi nedeniyle geri planda kalan Ukrayna dosyasını yeniden Washington’ın dış politika gündeminin üst sıralarına taşıdı. Görüşmede Patriot hava savunma sistemleri, Ukrayna ile ortak üretim imkânı, Rusya ile diplomatik temasların yeniden canlandırılması ve yaklaşan kış öncesinde acil askerî ihtiyaçlar ele alındı. Görüşme, Trump yönetiminin Ukrayna politikasında yalnızca kısa vadeli silah yardımlarına değil, savunma sanayii işbirliği ve diplomatik girişimleri birlikte yürüten daha uzun vadeli bir strateji geliştirmeye çalıştığını gösterdi.
Trump-Zelenski görüşmesinden birkaç gün önce ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 23 Temmuz’da Manila’da bir araya geldi. Yaklaşık 50 dakika süren görüşmede taraflar Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik diplomatik seçenekleri değerlendirdi. Rubio, Rus tarafının Washington’ın daha önce duymadığı bazı yeni öneriler sunduğunu ve bunların Başkan Trump’a iletileceğini açıkladı. Somut bir anlaşmaya ulaşılamasa da görüşme, son aylarda tıkanan diplomatik temasların tamamen kesilmediğini ve tarafların yeni müzakere kanallarını açık tutmaya çalıştığını gösterdi.
ABD ve Ukrayna, Rusya ile yeniden müzakere zemini oluşturabilmek amacıyla hava saldırılarının karşılıklı olarak sınırlandırılmasını öngören yeni bir öneri üzerinde çalışıyor. Taslağın, uzun menzilli füze ve insansız hava aracı saldırılarının durdurulmasını kapsaması ve kapsamlı bir ateşkesten önce güven artırıcı ilk adım olarak Moskova’ya sunulması planlanıyor. Washington, önceki diplomatik girişimlerin sonuç vermemesinin ardından daha sınırlı fakat uygulanabilir bir uzlaşma modeli geliştirmeye çalışırken, bu yaklaşımın özellikle şehirler ve kritik enerji altyapısına yönelik saldırıları azaltabileceği değerlendiriliyor.
Kremlin ise henüz resmî bir teklif almadığını belirterek ayrıntıları görmeden değerlendirme yapmayacağını açıkladı. Moskova, olası bir hava ateşkesinin Rusya’nın çıkarlarına uygun olması gerektiğini vurgularken, Ukrayna tarafı Rus petrol rafinerileri ve enerji tesislerine yönelik uzun menzilli saldırıların Kremlin üzerindeki ekonomik baskıyı artırarak müzakere sürecini teşvik edebileceğini düşünüyor. Tarafların öncelikleri farklı olsa da Washington’ın son dönemde kapsamlı barış anlaşmasından önce sınırlı ve uygulanabilir ara formüllere ağırlık vermeye başladığı görülüyor.
Trump ile Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Zelenski, ABD’nin Ukrayna’da Patriot füzelerinin üretilmesine prensipte destek verdiğini açıkladı. Tarafların, Patriot sistemlerinin belirli bileşenleri ile önleme füzelerinin ortak üretimini sağlayacak bir model üzerinde çalıştığı belirtilirken lisansın kapsamı, teknoloji transferinin sınırları ve üretimin hangi aşamalarının Ukrayna’da gerçekleştirileceğine ilişkin ayrıntılar henüz netleşmiş değil. Bu nedenle Ukrayna’nın kısa sürede tam Patriot bataryaları üretmesi beklenmiyor; ilk aşamada belirli parçaların montajı veya önleme füzelerinin ortak üretimi daha olası görülüyor. Buna rağmen girişim, Washington’ın yalnızca hazır silah sağlayan mevcut yardım modelinin ötesine geçerek Ukrayna’nın kendi savunma sanayisini güçlendirmeyi hedefleyen daha uzun vadeli ve sürdürülebilir bir iş birliği yaklaşımına yöneldiğini göstermesi bakımından önem taşıyor.
Zelenski, Beyaz Saray’daki görüşmede Rusya’nın kış aylarında enerji altyapısına yönelik saldırılarının yoğunlaşabileceğine dikkat çekerek Trump’tan 300 Patriot füzesinden oluşan acil bir destek paketi talep etti. Ukrayna yönetimi, mevcut önleme füzesi stoklarının hızla azaldığını ve özellikle Rusya’nın balistik füze saldırıları karşısında hava savunmasının giderek zorlandığını değerlendiriyor. Trump yardım sağlamak için çalışacaklarını ifade etse de aynı mühimmatın İran krizi, Orta Doğu’daki Amerikan kuvvetlerinin korunması ve diğer müttefiklerin hava savunma ihtiyaçları için de gerekli olması Washington’ın hareket alanını daraltıyor. Bu durum, ABD’nin Ukrayna’ya desteğini sürdürme iradesini korurken aynı anda farklı bölgelerde artan güvenlik yükümlülükleri nedeniyle sınırlı üretim kapasitesi ve mühimmat stokları arasında denge kurmak zorunda kaldığını gösteriyor.
Patriot lisansının kabul edilmesi, üretimin hemen başlayacağı anlamına gelmiyor. Pentagon’un teknik seçenekleri değerlendirmesi, üretici firmalarla anlaşmalar yapılması, Ukrayna’da güvenli tesislerin kurulması ve nitelikli iş gücünün hazırlanması gerekiyor. Savaş devam ederken yüksek teknoloji içeren füze üretim merkezlerinin Rus saldırılarından korunması da ayrı bir sorun oluşturuyor. Bu nedenle lisans uzun vadede Ukrayna’nın savunma kapasitesini güçlendirebilir; ancak yaklaşan kış için gerekli füzelerin doğrudan ABD veya Avrupalı müttefikler tarafından sağlanması gerekecek. Washington’ın kısa vadeli teslimatlarla uzun vadeli yerli üretimi birlikte yürütmesi bekleniyor.
Zelenski’nin Washington ziyaretinden hemen sonra Ukrayna, Rusya’daki Ryazan ve Perm petrol rafinerilerini uzun menzilli silahlarla hedef aldı. Ukrayna, Rus enerji gelirlerini ve askerî lojistiğini zayıflatarak Moskova’yı sınırlı bir hava ateşkesine zorlamaya çalışıyor. Washington ise bu saldırılara açık destek vermese de Ukrayna’nın yerli insansız hava aracı ve füze teknolojisine artan ilgi gösteriyor. Böylece ABD-Ukrayna ilişkisi yalnızca Amerikan silahlarının Kiev’e aktarılmasına değil, Ukrayna’nın savaş tecrübesi ve teknolojisinin Amerikan savunma sistemlerine taşınmasına dayanan çift yönlü bir ortaklığa dönüşüyor.
Washington’da ise Rusya’ya yönelik ekonomik baskıyı artıracak yeni yaptırım tasarısı da gündemdeki yerini koruyor. Senatoda geniş destek gören düzenleme, Rusya’nın enerji gelirlerini hedef alırken Moskova ile ticaretini sürdüren ülkelere yüksek gümrük tarifeleri uygulanmasına imkân tanıyor. Bununla birlikte tasarı, Başkan Trump’a ulusal güvenlik ve ekonomik gerekçelerle yaptırımları erteleme veya muafiyet tanıma yetkisi veren istisnalar içeriyor. Bu durum, ABD’nin Ukrayna politikasında askerî destek ve diplomatik girişimlerin yanı sıra ekonomik baskıyı da önemli bir politika aracı olarak kullanmayı sürdürdüğünü gösteriyor.
Zelenski’nin Washington ziyareti, Trump yönetiminin Ukrayna politikasında geri çekilmekten ziyade yöntemi değiştirmeye çalıştığını gösteriyor. Washington, bir yandan Patriot üretimi ve hava savunma kapasitesinin geliştirilmesiyle Ukrayna’nın uzun vadeli direncini artırmayı hedeflerken, diğer yandan Rusya ile sınırlı da olsa diplomatik temasları sürdürerek müzakere ihtimalini tamamen gündemden çıkarmıyor. Ancak yaklaşan kış öncesindeki acil mühimmat ihtiyacı, Patriot üretiminin zaman alacak olması ve Moskova’nın temel taleplerinde geri adım atmaması bu stratejinin önündeki en önemli engeller olmaya devam ediyor.



















