• Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact
  • info@setadc.org
    202-223-9885
    1025 Connecticut Ave NW
    Suite 410
    Washington, DC 20036
  • Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact

İran Hattında Diplomasi Yeniden Hızlandı

SETA DC Posted On October 2, 2026
0


ABD ile İran arasında geçen hafta New York’ta yeniden başlayan dolaylı temaslar bu hafta Katar’ın arabuluculuğunda devam etti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran’ın sunduğu yedi günlük plana ilişkin Washington’ın resmî yanıtının kendilerine ulaştığını açıkladı. Plan, tarafların kısa bir güven artırıcı süreç başlatmasını ve bunun sonunda Hürmüz Boğazı’nın yeniden normal deniz trafiğine açılmasını öngörüyor. Taraflar arasındaki temel anlaşmazlık, hangi tarafın hangi adımı önce atacağı konusunda yoğunlaşıyor. Bu durum, diplomatik kanalın açık kaldığını ancak henüz ateşkese dönüşebilecek bir uzlaşmaya ulaşılamadığını gösteriyor.

İran’ın sunduğu öneri, çatışmaların durdurulması karşılığında ABD’nin ekonomik ablukayı kaldırmasını, petrol yaptırımlarında gevşemeye gitmesini ve en az 12 milyar dolarlık dondurulmuş İran varlığının serbest bırakılmasını öngörüyor. Tahran ayrıca Hürmüz Boğazı’nın yeniden normal deniz trafiğine açılmasını bu adımlarla birlikte ele alıyor. İran yönetimi, nükleer program konusunda yeniden müzakereye açık olduğunu belirtse de bu görüşmelerin ancak Washington’ın söz konusu ekonomik ve askerî adımları atmasının ardından başlayabileceğini savunuyor.

Washington ise İran’ın nükleer programının daha geniş bir anlaşmanın temel parçalarından biri olması gerektiği görüşünü koruyor. Trump, İran’a yaptırımların kaldırılması veya dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması karşılığında nükleer tavizler önerdiği yönündeki haberleri reddederken, İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin verilmeyeceğini yineledi. Tarafların talepleri arasında önemli farklar bulunmakla birlikte son görüşmelerde en büyük anlaşmazlıklardan birinin adımların hangi sırayla atılacağı olduğu belirtiliyor.

Hürmüz Boğazı, ABD ile İran arasındaki görüşmelerin en önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Tahran, bazı yaptırımların hafifletilmesi ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması karşılığında boğazı yeniden normal deniz trafiğine açmayı önerdi. Washington ise öneriyi mevcut hâliyle kabul etmeyerek Katar üzerinden karşı teklif iletti. Son günlerde deniz trafiğinde kısmi bir normalleşme görülse de güvenlik riski devam ediyor. Bu nedenle Hürmüz’ün kalıcı biçimde açılması hem müzakerelerin ilerlemesi hem de Körfez’den enerji ihracatının normalleşmesi açısından önemli olacak.

Diplomasi sürerken iki taraf da askerî seçeneği tamamen gündemden çıkarmış değil. İranlı yetkililere göre Tahran, ABD’nin yeniden geniş çaplı saldırılara başlaması durumunda önceki çatışmalardan daha güçlü bir karşılık vermeye hazırlanıyor. İranlı komutanların Amerikan askerî hedefleri ve bölgedeki ABD üslerine yönelik farklı senaryolar üzerinde çalıştığı bildiriliyor. Bu hazırlık, taraflar arasındaki görüşmelerin henüz kalıcı bir ateşkes veya güvenlik anlaşmasına dönüşmediğini gösteriyor. Dolayısıyla mevcut diplomasi, savaş riskinin ortadan kalkmasından çok yeni bir tırmanmayı önlemeye yönelik bir arayış niteliği taşıyor.

İran’ın bölgedeki müttefik grupları da bu tabloda önemli bir unsur olmaya devam ediyor. Tahran’ın Irak, Lübnan ve Yemen’deki silahlı gruplara olası yeni bir çatışmaya karşı hazırlıklı olmaları yönünde mesaj verdiği belirtiliyor. Bu grupların yeniden devreye girmesi, ABD–İran çatışmasının İran sınırlarının dışına çıkarak Irak, Lübnan, Yemen ve Kızıldeniz’e yayılmasına yol açabilir. Washington açısından bu senaryo, yalnızca İran’dan gelecek doğrudan saldırılarla değil, bölgedeki Amerikan üsleri, deniz yolları ve müttefik ülkeler üzerindeki baskının artmasıyla da karşı karşıya kalmak anlamına geliyor. Bu nedenle İran’ın bölgesel ağlarının çatışmanın dışında tutulması, devam eden diplomatik temasların önemli hedeflerinden biri hâline geliyor.

ABD’nin 30 Eylül’de Irak’taki askerî mevcudiyetini sona erdirmesinin İran savaşı açısından Washington için hem avantaj hem de bazı yeni riskler oluşturabileceği düşünülüyor. Amerikan askerlerinin ülkeden ayrılmasıyla İran’a yakın grupların saldırılarına açık hedeflerin azalacağı ve doğrudan kayıp riskinin düşeceği belirtiliyor. Buna karşılık ABD’nin Irak içindeki askerî, istihbarat ve caydırıcılık kapasitesinin de sınırlanabileceğine dikkat çekiliyor. Bu nedenle çekilmenin Washington’ın sahadaki risklerini azaltırken Irak içindeki doğrudan müdahale ve gözetim imkânlarını da daraltabileceği değerlendiriliyor.

Çekilmenin İran’ın Irak’taki etkisi açısından da sonuçlar doğurabileceği yorumları yapılıyor. İran’a yakın silahlı grupların Amerikan askerlerinin ayrılmasını kendi başarıları olarak sunması ve daha geniş hareket alanı elde etme ihtimali, Bağdat üzerindeki baskının artabileceği yönündeki kaygıları güçlendiriyor. Tahran’ın yeni bir ABD saldırısı durumunda Irak’taki müttefiklerini daha geniş bir bölgesel karşılığın parçası hâline getirebileceği de belirtiliyor. Bu nedenle Irak’ın, Amerikan askerlerinin çekilmesine rağmen olası yeni bir ABD–İran geriliminde dolaylı bir çatışma alanı olmayı sürdürebileceği değerlendiriliyor.

Irak’tan çekilme, Körfez ülkelerinde ABD’nin bölgesel güvenlik rolüne ilişkin daha geniş tartışmaların yaşandığı bir döneme denk geliyor. Suudi Arabistan, Katar ve BAE Washington’la yakın askerî ilişkilerini koruyor ancak İran savaşı, Husi tehdidi ve ABD’nin Irak’taki doğrudan varlığını sona erdirmesi bölge ülkelerini güvenliklerini yalnızca Amerikan desteğine dayandırmayan seçenekler aramaya yöneltiyor. Katar’ın İran’ı da kapsayabilecek bölgesel bir güvenlik düzeni önermesi ve Suudi Arabistan ile BAE’nin Tahran’la gerilimi diplomasi yoluyla sınırlamaya çalışması bu arayışın örnekleri arasında. Bu durum Körfez ülkelerinin ABD’den kopmaya hazırlandığı anlamına gelmiyor; daha çok Amerikan güvenlik şemsiyesini diplomasi ve farklı bölgesel ortaklıklarla tamamlamaya çalıştıklarını gösteriyor.

ABD ile İran arasında diplomatik temasların yeniden başlaması, savaş riskini azaltabilecek önemli bir kanal açmış olsa da taraflar arasındaki temel anlaşmazlıklar devam ediyor. Hürmüz Boğazı’nın açılması, yaptırımların hafifletilmesi ve İran’ın nükleer programı konusunda henüz ortak bir çerçeve oluşmuş değil. Aynı zamanda İran’ın bölgesel müttefiklerini hazır tutması, ABD’nin Irak’tan çekilmesi ve Körfez ülkelerinin daha çeşitli güvenlik seçenekleri araması, çatışmanın yalnızca iki ülke arasındaki bir sorun olmadığını gösteriyor.




You may also like
Pentagon’da Yeni Düzen
October 2, 2026
Yapay Zekâ Kongre’yi Şekillendiriyor
October 2, 2026
ABD Irak’tan Çekildi
October 2, 2026
  • Recent

    • Türkiye-U.S. Relations on the Eve of the Centennial...
      September 29, 2026
    • Abu Duhur attack: Israel's quest for regional supremacy
      August 25, 2026
    • Allies in Ankara: Beyond the Post-Cold War Order, Navigating...
      July 15, 2026
    • Allies in Ankara: Türkiye’s Security Vision and Role...
      July 15, 2026
    • Ankara Summit: Türkiye's strategic weight in NATO's...
      July 9, 2026
    • The Iran dilemma between war and diplomacy
      June 13, 2026
    • Trump, caught between hawks and pragmatism in Iran...
      May 29, 2026
    • Panel on Middle East Developments and the Future of Türkiye–Japan...
      April 21, 2026
    • “Strategic Implications of the Iran War” panel...
      March 30, 2026
    • ‘Any Given Sunday’: The clash of nationalism and multiculturalism...
      February 11, 2026

  • Washington Gündemi

    • Pentagon’da Yeni Düzen
      October 2, 2026
    • Yapay Zekâ Kongre'yi Şekillendiriyor
      October 2, 2026
    • İran Hattında Diplomasi Yeniden Hızlandı
      October 2, 2026
    • ABD Irak’tan Çekildi
      October 2, 2026
    • Yapay Zekânın Geleceğine Kim Karar Verecek?
      September 25, 2026
    • Trump'ın "Komünist" Dostu Mamdani
      September 25, 2026
    • Şi Washington’da
      September 25, 2026
    • Tahran’la Müzakereye Dönüş
      September 25, 2026
    • Ön Seçim Maratonu Sona Erdi
      September 18, 2026
    • Washington'a Yapay Zeka Baskısı
      September 18, 2026



Stay Updated


© Copyright 2018-2022 SETA Foundation at Washington DC
Press enter/return to begin your search