• Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact
  • info@setadc.org
    202-223-9885
    1025 Connecticut Ave NW
    Suite 410
    Washington, DC 20036
  • Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact

Trump ve Putin’den Dizel Anlaşması

SETA DC Posted On October 16, 2026
0


Başkan Donald Trump’ın Rus dizeline yönelik yaptırımları geçici olarak gevşetme kararı, Washington’ın Ukrayna savaşına ilişkin politikasında yeni bir tartışma başlattı. Trump, 9 Ekim’de Vladimir Putin’le yaptığı görüşmenin ardından Rusya’nın yeniden küresel piyasalara dizel sağlayacağını duyurdu. Karar, ABD’de yükselen yakıt fiyatlarını düşürmeyi amaçlarken Moskova’nın enerji gelirlerini sınırlandırmaya yönelik yaptırım politikasında önemli bir istisna oluşturuyor. Üstelik bu adım, Rusya’ya yönelik yeni yaptırımların kabul edilmesinden yalnızca birkaç hafta sonra atıldı. Böylece Kasım ayındaki Kongre seçimleri yaklaşırken Trump yönetiminin iç siyasetteki ekonomik kaygılarla Ukrayna savaşındaki dış politika hedefleri arasında nasıl bir denge kuracağı sorusu gündeme geldi.

ABD Hazine Bakanlığı, Trump’ın Putin’le görüşmesinin ardından Rus dizeline yönelik yaptırımları geçici olarak gevşeten bir genel lisans yayımladı. Bu lisans, normalde Amerikan yaptırımları nedeniyle yasaklanan Rus dizelinin satışına, taşınmasına, limanlarda boşaltılmasına ve ABD dâhil başka ülkelere ithal edilmesine izin veriyor. Böylece Rusya’nın dünya piyasalarına dizel satmasının önündeki önemli hukukî engellerden biri altı ay süreyle kaldırılmış oluyor. Ancak bu karar Rusya’ya yönelik bütün enerji yaptırımlarının kaldırıldığı anlamına gelmiyor; yalnızca dizel ticareti için belirli bir muafiyet sağlıyor. Rusya’nın bu satışlardan elde edeceği gelirlerin nasıl ödeneceği ve Moskova’ya başka tavizler verilip verilmediği ise açıklığa kavuşmuş değil.

Kararın arkasında, ABD’de hızla yükselen akaryakıt fiyatlarının ekonomiye ve seçmenlerin alım gücüne yönelik baskısı bulunuyor. İran savaşının başlamasından bu yana dizel fiyatları yaklaşık yüzde 70 artarken taşımacılık, tarım ve gıda maliyetleri de bu yükselişten etkileniyor. Trump yönetiminin Rus dizelinin dünya piyasalarına yeniden girişini sağlayarak yakıt fiyatlarını düşürmeyi ve Kasım ayındaki Kongre seçimleri öncesinde ekonomik baskıyı hafifletmeyi amaçladığı belirtiliyor. Ancak Rusya’nın ilk aşamada sağlayacağı miktarın Amerikan tüketimine kıyasla sınırlı kalması, fiyatlar üzerinde kalıcı bir etki meydana getirmeyebilir. Bu karar, Washington’ın Rusya üzerindeki ekonomik baskıyı sürdürme hedefi ile iç piyasada fiyat istikrarını sağlama ihtiyacı arasında giderek daha belirgin bir tercih yapmak zorunda kaldığını gösteriyor.

Yüksek akaryakıt fiyatlarından Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik saldırılarını sorumlu tutan Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’nin yerine “anlaşma yapabilecek” yeni bir lider seçilmesi gerektiğini söyledi. Kiev’in operasyonları Rusya’nın petrol işleme kapasitesinin önemli bölümünü devre dışı bırakmış ve Moskova’yı dizel ihracatını sınırlamaya yöneltmişti. Ukrayna açısından bu saldırılar, Rus ordusunun yakıt tedarikini ve savaş gelirlerini azaltan stratejik bir araç oluşturuyor. Washington’ın bu operasyonların  durdurulmasını istemesi, Kiev’in etkili baskı araçlarından birini Amerikan fiyat istikrarı uğruna sınırlama anlamına geliyor.

Trump, dizel anlaşmasından iki gün sonra Rusya ile Ukrayna’nın enerji tesislerine yönelik saldırıları durdurma konusunda anlaştığını duyurdu. Ancak ateşkesin kapsamı, süresi ve uygulanmasını denetleyecek mekanizmalara ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı. Zelenski, böyle bir anlaşmadan haberdar olmadığını belirtirken karşılıklı olması şartıyla saldırıların durdurulmasını destekleyebileceklerini ifade etti. Moskova ise anlaşmayı açık biçimde doğrulamadı. Trump’ın açıklamasına rağmen Rus kuvvetlerinin Harkiv’deki elektrik ve ısıtma tesisleri dâhil Ukrayna’nın enerji altyapısını hedef almayı sürdürdüğü bildirildi.

Zelenski’nin 15 Ekim’de yaptığı açıklamada ise Washington’ın talebi üzerine Rus enerji tesislerine yönelik saldırıları üç gün boyunca durdurduklarını, ancak Moskova’nın saldırılarını sürdürmesi nedeniyle operasyonlara yeniden başlayacaklarını belirtti. Aynı gün Ukrayna’nın Rusya’nın Ryazan bölgesindeki önemli bir petrol rafinerisine düzenlediği drone saldırısının tesiste yangına yol açtığı bildirildi. Kremlin ise Ukrayna’nın saldırılarını Amerikan barış girişimine aykırı olarak değerlendirdi. Böylece Trump’ın ilan ettiği enerji ateşkesi, taraflar arasında uygulanabilir bir anlaşmaya dönüşmeden sona ermiş oldu. Gelişmeler, enerji altyapısının savaşta hem askerî hem de ekonomik baskı aracı olarak önemini koruduğunu gösteriyor.

Rusya’nın dizel ihracatına yeniden başlaması, ülkedeki yakıt sıkıntısının aşıldığı anlamına gelmiyor. Ukrayna’nın rafinerilere yönelik saldırıları nedeniyle Rusya’nın ihracata ayırabildiği dizel miktarı aylık yaklaşık 3 milyon tondan 325 bin tona gerilemişti. Benzindeki sıkıntı daha ciddi olmakla birlikte Rusya hâlâ iç tüketiminden fazla dizel üretebiliyor. Moskova bu nedenle 10 Ekim’de dizel ihracatı yasağını kısmen kaldırdı ve 13 Ekim’de Fas’a ilk sevkiyat gerçekleştirildi. Ancak Rusya’nın vaat ettiği daha yüksek miktarlara ulaşması, hasarlı rafinerilerin yeniden üretime geçmesine bağlı. Üstelik daha önce başka ülkelere satılan dizelin yeniden piyasaya sunulması küresel arzın aynı ölçüde artacağı anlamına gelmiyor. Bu nedenle anlaşmanın Amerikan yakıt fiyatlarını ne kadar düşürebileceği belirsizliğini koruyor.

Cumhuriyetçi ve Demokrat 12 senatör, 13 Ekim’de Trump’a gönderdikleri mektupta Rus dizeline tanınan muafiyetin kaldırılmasını ve yeni yaptırımların uygulanmasını istedi. Senatörler, kararın Putin’e savaşın finansmanı için ek gelir sağlayacağını, Amerikan yakıt fiyatlarını ise sınırlı ölçüde etkileyebileceğini savundu. İtirazın hukukî boyutu da bulunuyor. ABD’nin 2022 tarihli yasası, Rus enerji ithalatına getirilen yasağın kaldırılmasını Ukrayna’yla kabul edilebilir bir çekilme anlaşması gibi koşullara bağlıyor. Senatörler, yönetimin bu şartları aşamayacağını ileri sürerken Beyaz Saray muafiyetin yasal olduğunu ve tüketicileri korumayı amaçladığını belirtiyor. Böylece karar, Trump yönetimi ile Kongre arasında Rusya politikasında yeni bir anlaşmazlık ortaya çıkarmış oldu.

Trump’ın Rus dizeline yönelik yaptırımları gevşetmesi, Washington’ın iç siyasetteki ekonomik öncelikleri ile Ukrayna politikasındaki hedefleri arasındaki çelişkiyi netleştiriyor. Anlaşmanın Amerikan yakıt fiyatlarını ne ölçüde düşürebileceği belirsizliğini korurken Rusya’ya yeni gelir kaynakları sağlayabileceği ve Moskova üzerindeki ekonomik baskıyı zayıflatabileceği belirtiliyor. Enerji ateşkesi girişiminin sonuçsuz kalması ve Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sürdürmesi ise ekonomik tavizlerin diplomatik ilerlemeye dönüşüp dönüşmeyeceği konusunda soru işaretleri oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde anlaşmanın sonuçlarını belirleyecek temel unsur, Rusya’nın vaat ettiği sevkiyatları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği kadar Washington’ın bu ekonomik açılım karşılığında Moskova’dan somut bir taviz alıp alamayacağı olacak.




You may also like
Kongre Seçimlerinde Fon Savaşı
October 16, 2026
Washington’ın Enflasyonla Mücadelesi
October 16, 2026
Abluka İran Ekonomisini Zorluyor
October 16, 2026
  • Recent

    • Türkiye-U.S. Relations on the Eve of the Centennial...
      September 29, 2026
    • Abu Duhur attack: Israel's quest for regional supremacy
      August 25, 2026
    • Allies in Ankara: Beyond the Post-Cold War Order, Navigating...
      July 15, 2026
    • Allies in Ankara: Türkiye’s Security Vision and Role...
      July 15, 2026
    • Ankara Summit: Türkiye's strategic weight in NATO's...
      July 9, 2026
    • The Iran dilemma between war and diplomacy
      June 13, 2026
    • Trump, caught between hawks and pragmatism in Iran...
      May 29, 2026
    • Panel on Middle East Developments and the Future of Türkiye–Japan...
      April 21, 2026
    • “Strategic Implications of the Iran War” panel...
      March 30, 2026
    • ‘Any Given Sunday’: The clash of nationalism and multiculturalism...
      February 11, 2026

  • Washington Gündemi

    • Kongre Seçimlerinde Fon Savaşı
      October 16, 2026
    • Washington’ın Enflasyonla Mücadelesi
      October 16, 2026
    • Abluka İran Ekonomisini Zorluyor
      October 16, 2026
    • Trump ve Putin’den Dizel Anlaşması
      October 16, 2026
    • Senato Yarışında Gözler Michigan’da
      October 10, 2026
    • Paramount CNN’i Aldı
      October 10, 2026
    • Rusya’ya Yaptırım ve Pazarlık
      October 10, 2026
    • Seçim Öncesi İran Kararı
      October 10, 2026
    • Pentagon’da Yeni Düzen
      October 2, 2026
    • Yapay Zekâ Kongre'yi Şekillendiriyor
      October 2, 2026



Stay Updated


© Copyright 2018-2022 SETA Foundation at Washington DC
Press enter/return to begin your search