Paramount CNN’i Aldı
Amerikan medya tarihinin en büyük birleşmelerinden biri olan Paramount Skydance’in Warner Bros Discovery’yi satın alma işlemleri bu hafta tamamlandı. Skydance adını alan yeni şirket Warner Bros ile Paramount Pictures stüdyolarını, HBO Max ile Paramount+ platformlarını ve CNN ile CBS News’ü tek çatı altında topluyor. Ölçek olarak çok büyük bir hacme sahip olan bu yeni yapı medya sektöründeki yoğunlaşmayı yeni bir düzeye taşıyor. Anlaşmanın ekonomik boyutu kadar siyasi boyutu da dikkat çekiyor. Amerikan medyasın en etkili iki haber kuruluşunun Trump’a yakınlığıyla bilinen Ellison ailesinin kontrolüne geçmiş olması medya bağımsızlığı tartışmalarına neden oluyor. Özellikle 2026 Kongre seçimlerine kısa bir süre kalan yaşanan bu değişimin etkisiyle Trump’ın uzun süredir hedefinde olan CNN’in nasıl bir yayın stratejisi izleyeceği henüz bilinmiyor.
David Ellison’ın 2006’da kurduğu, görece küçük bir yapım şirket olan Skydance 2025 yılında Paramount’u 28 milyar dolar ödeyerek satın aldı. Birleşmeden doğan yeni şirkete Paramount Skydance adı verildi. Yeni şirketin 2026’da hedefi ise satışa çıkarılan Warner Bros Discovery şirketi oldu. Tarihi bir anlaşma olarak görülen satın alma süreci ihale savaşıyla başladı. Netflix’in Warner Bros Discovery’nin bir bölümü için vardığı ilk anlaşma Paramount’un verdiği teklifle bozuldu. Süreç boyunda Paramount dokuz ayrı teklif verdi ve Netflix süreçten çekildiğinde anlaşmanın bedeli ilk tekliften 30 milyar dolar fazlasıyla 111 milyar dolara ulaştı. Şirket satın alma işlemlerini tamamladıktan sonra yeni birleşmenin eski markaların gölgesinde kalmasını istemedikleri için Skydance ismini kullanacaklarını ilan etti.
California öncülüğündeki 12 eyalet başsavcısı medya sektöründe rekabetin azalacağı gerekçesiyle anlaşmayı engellemek için dava açtı. Amerikan Yazarlar Birliği de ayrı bir hukuki girişimde bulundu. Her iki dava Eylül ayında uzlaşmayla sonuçlandı ve bu uzlaşmanın koşulları yeni şirketin hareket alanını önemli ölçüde kısıtlıyor. Skydance yılda en az 30, iki yıl sonra 32 sinema filmi çıkarmayı, hedefin altında kalınan her film için 30 milyon dolar ceza ödemeyi, beş yılda film yapımına 1,5 milyar dolar ek yatırım yapmayı ve haber birimleri için bir editoryal bağımsızlık kurulu oluşturmayı taahhüt etti.
Editoryal bağımsızlığa ilişkin endişelerin temelinde anlaşmanın finansörü David Ellison’un babası Larry Ellison’ın siyasi bağlantıları yatıyor. Oracle şirketinin kurucu ortağı Ellison 2024 seçimlerinde Trump’ı destekleyen bir kuruluşa yaklaşık 45 milyon dolar, İsrail’i destekleyen bir vakfa ise 16,6 milyon dolar bağışladı. Trump, Paramount’un teklifini açıkladığı Aralık ayından bu yana CNN’in satılmasının zorunlu olduğunu ifade etti. David Ellison’ın geçtiğimiz aylarda Washington’da Trump yönetimi onuruna akşam yemeği düzenlemesi de aileyle Trump yönetimi arasındaki yakınlığı göstermesi açısından kritik bir öneme sahip. Daha önceki süreçte CBS News’te yaşananlar CNN için bir ön izleme niteliği taşıyor. Skydance’in Paramount’u satın almasının ardından CBS News Radio kapatıldı ve kanalın yayın politikalarında ve yönetim kadrosunda köklü değişiklikler yapıldı.
Ellison şimdilik yeni birleşme için temkinli bir çizgi izliyor. Mevcut CNN CEO’su Mark Thompson’ın görevinde devam edeceği açıklanırken CNN’in haber içeriğine müdahale edilmeyeceği ifade edildi. Ancak Thompson’ın sözleşmesinin önümüzdeki aylarda bitecek olması da mevcut uygulamanın geçici bir süre devam edebileceğini gösteriyor. Anlaşma gereği kurulacak beş kişilik editoryal kurul da ikna edici bulunmuyor. Üyeleri Ellison’ın başkanlık ettiği yönetim kurulunun atayacağı belirtilirken kurulun herhangi bir yaptırım gücü de olmayacak. Daha önce benzer kurulların 2007 yılında el değiştiren Wall Street Journal’da kurulduğu ancak gerekli denetimin sağlanamadığı göz önüne alındığında bu uygulamanın da endişeleri giderebilecek bir etkisinin olması beklenmiyor.
Siyasi tartışmanın gölgesinde kalan önemli bir nokta da şirketin finansal yapısı. Skydance 82,5 milyar dolarlık borçla yola çıkıyor. Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch anlaşmanın yapıldığı gün şirketin notunu düşürdü, hisseler ilk işlem gününde yüzde 2,5 geriledi. Ellison’ın üç yılda 6 milyar dolarlık tasarruf hedefi yaklaşık 50 bin kişilik iş gücünde ciddi kesintiler gerektiriyor. Nitekim çalışanlara ilk gün gönderilen mesajda da şirketin önümüzdeki günlerde finansal olarak zor bir sürece girebileceğinin belirtilmesi önümüzdeki günlerde toplu işten çıkarmaların yaşanacağına işaret ediyor.
Geçtiğimiz çeyrekte Paramount 6,9 milyar dolar gelirden yalnızca 41 milyon dolar, Warner Bros Discovery 8,7 milyar dolar gelirden 149 milyon dolar kâr açıkladı. Her iki şirketin de gelirlerinin büyük bir kısmının son yıllarda ekonomik getiri olarak ciddi bir düşüş trendine giren kablolu televizyondan geliyor olması da sürdürülebilirlik açısından endişelere yol açıyor. Ellison’ın stratejisi kablolu kanalların nakit akışıyla borcu öderken içeriği yayın platformlarına taşımak üzerine kurulu. Bu stratejide CNN’in yıllık 650 milyon dolarlık kârı kritik bir kaynak olarak görülüyor. Dolayısıyla Ellison’ın kanalda bir yönetim krizi yaratmaktan kaçınması ticari açıdan da anlaşılır bir noktada yer alıyor.
Anlaşma Amerikan medya sektörü için yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor. Antlaşma ile birlikte medya sektöründe ciddi bir ekonomik yoğunlaşma bekleniyor. Skydance birleşmeyi büyük teknoloji şirketleri karşısında zorunlu bir denge unsuru olarak savunurken sektörde farklı seslerin azalmasının uzun vadede içerik çeşitliğini azaltabileceğine dair eleştiriler de gündeme geliyor. Diğer bir kritik nokta olarak haber kuruluşlarının siyasi bağlantılı sermayenin elinde toplanması olarak dikkat çekiyor. Bu eğilimin son iki yıldaki en çarpıcı örnekleri Washington Post ve Los Angeles Times oldu. Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’un sahibi olduğu Washington Post, 2024 seçimlerinden günler önce Kamala Harris’i destekleyen köşe yazısını Bezos’un talimatıyla yayınlamadı. Gazete bu yılın başında personelinin üçte birini, aralarında yaklaşık 300 haber merkezi çalışanının da bulunduğu bir kadroyu işten çıkardı. Biyoteknoloji milyarderi Patrick Soon-Shiong’un sahibi olduğu Los Angeles Times’ta da aynı senaryo yaşanmış, gazetenin Harris’i desteklemesi engellenmişti. Disney’in ABC üzerinden Aralık 2024’te Trump’a 15 milyon dolar ödeyerek iftira davasını kapatması, Fox News’ün Murdoch ailesinin kontrolünde kalması ve Skydance’in CBS ile CNN’i devralması bir araya geldiğinde, Amerikan haber medyasının yönünü belirleyen kararların giderek daha küçük bir sermaye grubunun elinde toplandığı görülüyor.
Skydance anlaşması Amerikan medyasında Trump yönetimine yakın iş insanlarının ön plana çıktığı sürecin son halkası oldu. Trump’a yakınlığıyla bilinen Ellison ailesinin CNN ve CBS News kanalını aynı çatı altında toplaması bu dönüşümün en somut göstergesi. Marka değeri ve izleyici kitlesi yüksek, uzun yıllar Trump’ın hedefinde olan CNN’in bu dönüşümün merkezinde yer alması kanalın yayın stratejisinin değişip değişmeyeceği sorusunu gündeme getiriyor. Ellison’ın CNN CEO’su Thompson’ı görevde tutması ve yayınlara müdahale etmeme sözü vermesi kısa vadede bir geçiş dönemi tedbiri olarak okunabilir, ancak önümüzdeki dönemde CNN’in yayın politikasında radikal değişikliklerin görülmesi bekleniyor.



















