• Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact
  • info@setadc.org
    202-223-9885
    1025 Connecticut Ave NW
    Suite 410
    Washington, DC 20036
  • Publications
    • Books
    • Opinions
    • Analyses
    • Reports
  • Events
  • About
    • SETA DC
    • People
  • US-Türkiye Relations
  • Washington Gündemi
  • Contact

ABD-Ukrayna-Rusya Üçlü Müzakereleri Devam Edecek

SETA DC Posted On January 30, 2026
0


Trump yönetimi Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik diplomatik çabalarına devam ediyor. Dört yılı aşkın süredir devam eden ve Avrupa’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en yıkıcı çatışması olarak görülen savaş bu hafta Abu Dabi’de yapılan üçlü müzakerelerle yeni bir aşamaya girdi. ABD arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerde Ukrayna, Rusya ve ABD temsilcileri ilk kez aynı masada oturarak doğrudan görüşme gerçekleştirdi. Daha önceki müzakereler genellikle dolaylı, mekik diplomasisi veya ikili formatlarda ilerlemişti. Görüşmelerde toprak bütünlüğü, güvenlik garantileri ve enerji altyapısına saldırılar gibi konular ele alındı. Müzakerelerde somut bir anlaşma sağlanamazken ikinci turun Şubat ayında yapılması planlanıyor.

Görüşmeler devam ederken Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik yoğun hava saldırılarını sürdürmesi, diplomatik sürecin en tartışmalı ve güven zedeleyici boyutunu oluşturdu. Kiev ve Harkiv başta olmak üzere birçok şehir, yüzlerce drone ve füze saldırısına maruz kalırken, enerji altyapısı özellikle hedef alındı. Sert kış koşulları altında gerçekleşen bu saldırılar sonucunda yüz binlerce sivil elektriksiz ve ısınmasız kalırken insani kriz daha da derinleşti. Ukrayna Dışişleri Bakanı Sybiha, saldırıların “müzakere masasını hedef aldığını” ileri sürerek Moskova’yı iyi niyetli davranmamakla suçladı. Bu tablo, Rusya’nın askeri baskıyı müzakere sürecinde bir kaldıraç olarak kullanıp kullanmadığı sorusunu gündeme getirirken, ABD yönetimi ise bombardımana rağmen diyalog kanallarının açık tutulmasının, kalıcı ve bağlayıcı bir anlaşmaya ulaşmanın ön koşulu olduğunu savunuyor.

Başkan Trump, Rusya Devlet Başkanı Putin’in aşırı soğuk hava koşulları nedeniyle Ukrayna’ya yönelik saldırılara bir hafta süreyle ara vermeyi kabul ettiğini açıkladı. Trump’a göre bu geçici duraklama özellikle Kiev ve diğer büyük şehirlerde sivil altyapının daha fazla zarar görmesini önlemeyi amaçlıyor. Son haftalarda Rusya’nın enerji altyapısını hedef alan saldırıları, Kiev’de binlerce apartmanı ısınma ve elektriksiz bırakmış, bu durum Moskova’nın Ukrayna toplumunun direncini kırmayı hedeflediği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirmişti. Ancak ateşkesin yazılı ve bağlayıcı olmaması, bu adımın kalıcılığına dair soru işaretlerini koruyor. Ukrayna yönetimi, özellikle enerji altyapısına yönelik saldırıların durdurulmasını, daha geniş bir ateşkesin ön koşulu ve temel bir güven artırıcı adım olarak görüyor.

Trump yönetiminin barış planının merkezinde, Ukrayna’nın savaş sonrası güvenliğini garanti altına almayı amaçlayan güçlü güvenlik düzenlemeleri ile kademeli ve denetlenebilir bir ateşkes modeli yer alıyor. ABD’li yetkililere göre hazırlanan güvenlik protokolleri, yalnızca Ukrayna’yı değil, sürece dahil olan Avrupa ülkelerini de kapsayan çok katmanlı mekanizmalar içeriyor ve NATO çevrelerinde dahi “şimdiye kadar görülmüş en kapsamlı” metinler arasında değerlendiriliyor.

Müzakerelerin önündeki en büyük engel olarak Rusya’nın Donbas konusundaki ısrarını sürdürmesi görülüyor. Kremlin, Donetsk ve Luhansk bölgelerinin tamamının Rusya’ya bırakılmasını barışın ön koşulu olarak ortaya koyarken, Ukrayna yönetimi Rusya’nın askeri olarak ele geçiremediği topraklardan vazgeçmeyi kesin bir dille reddediyor. Putin, Donbas’ı Rusya’nın “tarihsel toprakları” olarak tanımlayarak bu talebi ideolojik ve tarihsel bir çerçeveye oturtmaya çalışıyor. Buna karşılık Kiev ve uluslararası toplumun büyük bölümü, Donbas’ı Ukrayna’nın egemenliğinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Ukrayna’da yapılan kamuoyu yoklamaları, toplumun ezici çoğunluğunun toprak tavizlerine karşı olduğunu ve böyle bir adımın siyasi meşruiyeti ciddi biçimde zedeleyeceğini ortaya koyuyor. Bu nedenle Donbas meselesi, yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda iç siyaset ve savaşın meşruiyeti açısından da kısa vadede aşılması en zor başlık olarak öne çıkıyor.

ABD’li yetkililerin açıklamalarına göre Rusya-Ukrayna görüşmelerinin önümüzdeki Pazar günü Abu Dabi’de yeni bir turla devam etmesi planlanıyor. Bu aşamada kapsamlı bir barış anlaşmasından ziyade, kısmi ve teknik ilerlemeler bekleniyor. Diplomatik kaynaklar, özellikle enerji altyapısına yönelik saldırıların sınırlandırılması, insani erişim ve geçici ateşkes mekanizmaları gibi güven artırıcı adımların masada olacağını öngörüyor. Tarafların temel siyasi taleplerinde geri adım atmaması nedeniyle, sürecin aşamalı ve kırılgan ilerlemesi muhtemel görülüyor. Buna rağmen görüşmelerin sürmesi, doğrudan temasın kurumsallaşması ve ileride daha üst düzey toplantılara zemin hazırlanması açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.

Uluslararası toplum, Abu Dabi’de başlayan görüşmeleri genel olarak olumlu karşılıyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, diplomatik diyalogun sürdürülmesini açık biçimde desteklerken, Orta Doğu’da İsrail ve Suudi Arabistan gibi aktörler süreci bölgesel istikrar ve enerji dengeleri açısından yakından izliyor. Çin, tarafsızlık söylemini koruyarak sürece mesafeli destek vermeyi tercih ediyor. Avrupa başkentlerinde ise Rusya’nın enerji kartını yeniden devreye sokma ihtimali nedeniyle temkinli bir yaklaşım hâkim. Uzmanlar, savaşın bu yoğunlukta sürmesi hâlinde bahara kadar toplam kayıpların iki milyona yaklaşabileceğini öngörüyor; bu da acil bir barış ihtiyacını daha görünür kılıyor.

NATO çevreleri de dâhil olmak üzere Batılı aktörler, ABD öncülüğünde yürütülen görüşmeleri temkinli bir iyimserlikle izliyor. Sürecin ilerleme kaydetmesi hâlinde Moskova veya Kiev’de daha üst düzey toplantıların yapılabileceği, hatta Trump, Putin ve Zelenskiy’nin katılacağı bir liderler zirvesinin gündeme gelebileceği belirtiliyor. Ancak sahadaki saldırıların sürmesi ve yazılı, bağlayıcı bir ateşkesin yokluğu bu beklentileri kırılgan kılıyor. Bu nedenle uluslararası toplum, sivillerin ve enerji altyapısının korunmasına yönelik somut ve doğrulanabilir adımları sürecin samimiyet testi olarak görüyor.

Abu Dabi süreci, Rusya-Ukrayna savaşında diplomatik çözüm ihtimalini yeniden görünür kılan önemli bir dönemeç olarak kabul ediliyor. Trump yönetiminin yoğun arabuluculuğu, doğrudan temas kanallarını açarken, sahadaki askeri gerçeklik ve özellikle Donbas konusundaki uzlaşmazlıklar sürecin sınırlarını net biçimde ortaya koyuyor. Yazılı ve bağlayıcı bir ateşkes sağlanmadığı sürece ilerlemenin kırılgan kalması kaçınılmaz görünüyor. Önümüzdeki görüşmeler, tarafların askeri baskı ile diplomasi arasındaki dengeyi nasıl kuracağını ve bu girişimin kalıcı bir barışa dönüşüp dönüşemeyeceğini belirleyecek.




You may also like
Adalet Bakanı Atamasında Kriz 
July 31, 2026
Trump Sahaya İndi
July 31, 2026
Ukrayna Politikası Değişiyor
July 31, 2026
  • Recent

    • Allies in Ankara: Beyond the Post-Cold War Order, Navigating...
      July 15, 2026
    • Allies in Ankara: Türkiye’s Security Vision and Role...
      July 15, 2026
    • Ankara Summit: Türkiye's strategic weight in NATO's...
      July 9, 2026
    • The Iran dilemma between war and diplomacy
      June 13, 2026
    • Trump, caught between hawks and pragmatism in Iran...
      May 29, 2026
    • Panel on Middle East Developments and the Future of Türkiye–Japan...
      April 21, 2026
    • “Strategic Implications of the Iran War” panel...
      March 30, 2026
    • ‘Any Given Sunday’: The clash of nationalism and multiculturalism...
      February 11, 2026
    • America’s Search for a Grand Strategy
      January 2, 2026
    • Türkiye Messages From the Trump-Netanyahu Press Conference
      December 30, 2025

  • Washington Gündemi

    • Adalet Bakanı Atamasında Kriz 
      July 31, 2026
    • Trump Sahaya İndi
      July 31, 2026
    • Ukrayna Politikası Değişiyor
      July 31, 2026
    • İran ile Gerilim Tırmanıyor
      July 31, 2026
    • Yapay Zeka Kontrolden Çıktı
      July 24, 2026
    • Seçim Güvenliği Tehlikede mi? 
      July 24, 2026
    • Suudi Arabistan ile Nükleer Anlaşma
      July 24, 2026
    • İran Savaşı Yayılıyor
      July 24, 2026
    • Vance İsrail'i Hedef Aldı
      July 17, 2026
    • Amerikan Siyasetinden Lindsey Graham Geçti
      July 17, 2026



Stay Updated


© Copyright 2018-2022 SETA Foundation at Washington DC
Press enter/return to begin your search